8 Ağustos 2020 Son güncelleme saati 03:32 GMT شنبه 18 مرداد 1399
14 Temmuz 2020 13:04
14. yılında, 33 gün savaşları
FHA- Bölge için dönüm noktası olan 33 gün savaşı, İsrail için sadece sıradan bir yenilgi olmadı, aynı zamanda "yenilmezlik" efsanesine de son noktayı koydu.

FHA- İnteraz'da yer alan habere göre, İsrail 14 yıl önce bugün, Lübnan'da Hizbullah karşısında ağır bir yenilgi alarak geri çekilmek zorunda kaldığı 33 gün savaşını başlattı.
 
12 Temmuz 2006 tarihinde Lübnan’ın güneyinde bazı bölgelere hava saldırısı düzenleyerek 33 gün süren bir savaşa giren İsrail ordusu, Hizbullah karşısında sadece sıradan bir yenilgi almadı. Bu savaş neticesinde Ortadoğu'daki güç dengeleri değişerek tüm denklemler yeniden yazılmaya başladı. Yani bu savaş, bölge için bir dönüm noktası değerindedir.
 
12 Temmuz 'da askerinin kaçırılmasını bahane eden İsrail, kara, deniz ve havadan Güney Lübnan'ı ağır bombardımana tuttu. Zırhlı birlikler ve özel birliklerle Hizbullah bölgesine girmeye kalkan İsrail güçleri, beklemedikleri bir direnişle karşılaştı. Bu direniş karşısında daha önce tatmadığı şekilde ağır bir yenilgiye uğradı.
 
Savaş sırasında bin 300'e yakın sivil hayatını kaybetti. Ayrıca 4 bin 300 ev yıkılırken, 226 apartman yerle bir oldu. 163 köprü ve 48 cami de yıkılanlar arasındaydı. Verilen can kayıpları arasında 433 çocuk ve 378 de kadın bulunuyor. Olağanüstü bir direnişle karşılaşan İsrail, tıpkı bugün Gazze'de yaptığı gibi halkın direnişini kırmak için sivil bölgeleri ağır bombardımana tuttu.
 
Ne var ki, ABD ve Avrupa'nın büyük desteğine rağmen İsrail yenilgiden kurtulamadı. Savaş bir anlamda İsrail-İran-Suriye Savaşı oldu. Lübnan'ı her iki ülke de açıktan destekledi. İran seferber oldu. Maddi ve manevi yardımda bulundu. Yıkılan binalar için ilk etapta bir milyar dolar yardım etti.
 
Savaşın sonucunda yenilgiden kaçamayan İsrail, bölgedeki caydırıcı gücünü büyük oranda kaybetti. Ayrıca İran ile Suriye'nin etkisini Hizbullah üzerinden kırmaya çalışan İsrail, bu konuda da başarılı olamadı ve ilk kez aldığı yenilgiyle "yenilmez ordu" efsanesini de kaybetti.
 
İsrail ordusu bu savaşta, 130 Mirkava tankını, 2 savaş uçağını, 5 helikopterini, 408 zırhlı aracını, 3 fırkateynini kaybetti. Ayrıca savaşta 130 İsrail askeri ölürken, 650'ye yakın asker de yaralandı.
 
Hizbullah ise, kısa menzilli füzeleriyle İsrail şehirlerine saldırdı. 20 bin kişi ülkeyi terketmek için yabancı elçiliklere başvurdu. Savaşın ilk başladığı günlerde, ABD Dışişleri Bakanı Condoleeza Rice İsrail'i destekleyerek, "24 ülkenin sınırı değişecek" diye ilan etmiş olsa da, ancak planları tutmadı. Yenilgi, İsrail'de derin bir siyasi krize ve iç çekişmelere neden oldu.
 
33 günlük savaşın en önemli sonuçlarından biri, Amerika’nın İran ile doğrudan bir savaşa girişmekten kaçınması ve vekalet savaşına yönelmesi oldu. Bu savaşın önemli sonuçlarından biri de, İsrail ordusunun askeri gücü ve yenilmezlik iddiasının yerle bir olmasıdır.
 
Bu savaşta İsrail’in ünlü Merkava tanklarının bir bir avlanması ise en büyük darbelerden biri oldu. Zira Merkava tankı, İsrail askeri sanayisinin Lübnan’a dayatılan 33 günlük savaştan önce en çok onur duyduğu ürünlerinden biriydi. İsrail’in propaganda sistemi, bu tank asla imha edilemeyeceğini ileri sürüyordu.
 
Öte yandan dünya askeri sanayisi de Merkava tankını şimdiye kadar imal edilen en güçlü tank olarak biliyordu. Ancak buna karşın, Lübnan savaşını TV ekranlarından seyreden dünya halkı Merkava tanklarının nasıl bir bir Lübnan sınırında avlandığına şahit oldu. Aslında Merkava efsanesinin çöküşü hatta İsrail rejiminin Saer savaş gemisinin imha edilme olayından daha fazla etki yaptı.
 
İsrail’de yayımlanan Yediot Aharonot gazetesi “korku tankların içine sızıyor” başlıklı bir rapor yayımlayarak şöyle yazdı: "Şimdi bu tankların personeli savaş meydanında korku hissediyor ve onların en büyük korkusu, şimdiye kadar benzerini görmedikleri füzelerdir. Bu füzeler tankları İsrailli askerlerin ölüm tabutuna çeviriyor."
 
Merkava tanklarının imha edilmesi direniş eksenine, Amerika ve İsrail’in en modern askeri teçhizatını imha edebilecek güce sahip olduğunu gösterdi.
 
Sonuç olarak 33 günlük savaş bölgede askeri dengelerin İsrail zararına değişmesine yol açtı ve bu süreç zaman ilerledikçe de daha çok ağır basmaya başladı. Hizbullah’ın 33 günlük savaşının İsrail siyasetinde, Filistin’de, Arap dünyasında ve tüm bölgede meydana getirdiği sonuçlar önemli bir tarihi dönüm noktası oldu. Bu savaş sonrasında ortaya çıkan sonuçların yeni bir Ortadoğu yarattığı söylenebilir.