26 Ocak 2021 Son güncelleme saati 08:48 GMT سه‌شنبه 07 بهمن 1399
Savunma
19 Kasım 2020 23:26
TEVFİK KADAN ABD’nin mezhepçilik maşası olan TİP, Suriye’den Çin’e gönderiliyor
FHA- ABD, bölgede BOP’u uygulamak için kullandığı Vahabi kökenli IŞİD vb’lerinin türetildiği tekfirci, bölücü ve sözde “İslamcı” terör örgütü Türkistan İslam Partisi (TİP)'ni, terör listesinden kaldırarak Suriye'den çıkarıyor. İslam ve Türk adını kullanan bu satılık tekfirci teröristler Afganistan-Çin sınırındaki Wakhan Koridoru'na taşınıyor.

FHA- Doğu Türkistan İslam Hareketi (DTİH), Ketibet Türkistani ya da Suriye'deki ismiyle Türkistan İslam Partisi, İdlib'deki Suriyeli olmayan en büyük terör organizasyonlarından biri.

Aydınlık'ta Tevfik Kadan imzasıyla yer alan rapor habere göre 2011 yılından itibaren "Suriye Cihadı" adı altında başta Afganistan olmak üzere Tayland, Malezya ve Endonezya gibi ülkelerden Suriye'ye gönderilen Uygur kökenli bu grup, daha çok Suriye'nin kuzeybatısındaki Cisr-el Sugur ve Cebel Zaviye ormanları ile İdlib merkezde konuşlanmıştı. 5 bine yakın teröristi barındıran örgütün, aileleriyle birlikte 20 bine yakın kişiyi yönettiği belirtiliyor. Çatışmaların ilk başladığı dönemden bu yana bölgede varlık gösteren TİP militanları, esas amaçlarının Çin'i bölmek olduğunu ilan ederek diğer gruplarla çıkar kavgalarına pek girmediler. Dönem dönem HTŞ ve öncülü Nusra Cephesi ile yan yana savaşan örgüt, daha radikal unsurlarla da bir araya gelmekten çekinmiyor. Örgütün Suriye kolunun başında Afganistan'dan gönderilen Ebu Ömer Türkistani bulunuyor. 10 yıldan uzun süredir Afganistan'da görev yapan Ebu Ömer Türkistani; cemaat içerisinde, hafif ve ağır silahlar konusunda uzman olarak tanınıyor. TİP'in Suriye kolunun sözde Askeri Emirliği'ni ise Ebu Muhammed Türkistani yönetiyor. Afganistan, Pakistan, Irak, Suriye ve Çin’de faaliyet gösteren Türkistan İslam Partisi'nin, El Kaide ile yakın bağlantı içinde olduğu biliniyor.

TÜRKİSTANİ: NE ABD NE BATI'YA KARŞIYIZ

Amerika Birleşik Devletleri'nin 2003 yılında terör örgütleri listesine aldığı TİP, 20 Ekim 2020'de Mike Pompeo'nun kararıyla terör listesinden çıkarılınca tekrar gündeme geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, kararla ilgili olarak "DTİH'in var olmaya devam ettiğine dair güvenilir bir kanıt olmadığını" söyledi. Zaten ABD, bugüne kadar İdlib'deki radikal örgüt liderlerini hedef aldığı operasyonların hiçbirinde TİP yöneticilerine dokunmadı. TİP'in terör listesinden çıkarılmasıyla paralel olarak Suriye'deki faaliyetlerinin de sonlandırılacağı tahmin ediliyor. Örgütün lideri Ebu Ömer Türkistani'nin de "Wakhan Koridoru Planı" çerçevesinde görev yerinin değiştirildiği belirtiliyor. Türkistani, Al Monitor'e 15 Kasım'da verdiği bir demecinde şunları söylüyor: "Ne ABD'ye ne de Batı'ya düşman değiliz. Bize siyasi haklar vermeyi reddeden Çin'e düşmanız. Suriye halkını katletmek için Afganistan, Irak ve Lübnan'dan Şii milisleri getiren Esad rejimine karşı kardeşlerimize destek olmak için buraya gelmiştik. Suriyelilerin bizden ayrılmamızı istemesi durumunda mutlaka yapacağız. Bizim için önemli olan Suriyeli kardeşlerimizin Esad rejiminden ayrılma talebinin yerine getirilmesi."

 

ABD'NİN WAKHAN PLANI

ABD'nin TİP'i terör listesinden çıkarmasındaki öncelikli hedefinin Çin'i terörle baskı altına almak olduğu değerlendiriliyor. Son yıllarda Çin'e karşı ekonomik üstünlüğünü kaybeden ABD, bir kez daha terör kartını Asya'da sahaya sürüyor. Daha önce de Afganistan ve Suriye gibi bölgelere dünyanın her yerinden terör örgütü ihraç eden ABD, şimdi de bu kullanışlı örgütlerinden bazılarını Wakhan'a yığıyor. Bu adım bir yandan da Çin ile çözüm arayan Biden yönetimine karmaşık bir dosya bırakmayı hedefliyor.

ABD'nin TİP'i meşrulaştırma kararının, Suriye'deki teröristleri yeniden Afganistan'a dönmeye teşvik etmesi bekleniyor. ABD'nin "Wakhan Koridoru Planı" olarak bahsedilen bu yeni hamle, plana karşı olan TİP'in Türkiye Teşkilatı tarafından, Doğu Türkistan Bülteni isimli sitelerinde şöyle açıklanıyor:

"Amerika’nın Wakhan Koridoru Projesi'nin temelleri; 2015 yılında Türkistan İslam Partisi'ni bölen Abdulhak Lamolla ve İbrahim Mansur aracılığıyla atıldı. Türkistan İslam Partisi askerleri, IŞİD'e kaydırılmaya çalışıldı ve IŞİD'deki Uygur Türkleri'nin sayılarının artırılması için her türlü bölücü eylem yapıldı. TİP’e katılmaya çalışan Uygur Türkleri; ABD’nin altyapısı kullanılarak Türkmendağı üzerinden IŞİD'e götürüldü. Uygur Türkleri'ne Doğu Türkistan topraklarını vadeden ve Doğu Türkistan’daki yeraltı kaynakları karşılığı TİP bölücülerine silah ve para veren ABD, IŞİD ile beraber Türkistan İslam Partisi’nden koparılan Uygur Türkleri'ni Afganistan-Çin hududundaki Bedahşan’da bulunan 60 kilometrelik Wakhan Koridoru/Fergana Vadisi'ne taşıyor. Amerika, yardımları karşılığında bu bölgede bulunan dünyanın en büyük petrol ve gaz rezervlerini istiyor. Türkistan İslam Partisi bölücüleri Abdulhak Lamolla ve İbrahim Mansur ile Doğu Türkistan’ın yeraltı kaynaklarının 50 yıllığına Amerika’ya verilmesi için anlaşma yapıldı bile."

TİP'TE BÖLÜNME

TİP'teki bölünme, esas olarak Türkiye Teşkilatı ile Afganistan Teşkilatı arasında yaşanıyor. Sözde Afganistan Şube Emiri Abdulhak Lamolla'yı CIA'ya biat etmekle suçlayan Türkiye Teşkilatı, Suriye Genel Emiri Ebu Ömer Türkistani'nin de Afganistan ekibi tarafından zorla teslim alındığını söylüyor. Türkiye Teşkilatı'nın iddiaları şöyle:

"CIA ve IŞİD ile bağlantısı ortaya çıkan Türkistan İslam Partisi bölücüleri, Suriye Merkezi'ni 950 bin dolar borca sokarak parasız ve aciz bıraktı. Böylece Suriye'dekileri kendilerine katılmaya ve CIA emrinde IŞİD ile beraber Wakhan Koridoru'na gitmeye zorladılar. Amerika’dan aldıkları paralarla villa alan, Avcılar'da bina, Sefaköy’de lokanta açan bu bölücü ekip, şimdi de Türkiye'dekilere 'Suriye Cihadı'nın bittiği yönünde propaganda yapıyorlar."

CİSR-EL SUGUR BOŞALTILDI

TİP için simge yerlerden olan İdlib'in güneyindeki Cisr-el Sugur'un da yakın bir dönemde boşaltıldığı öğrenildi. Burada büyük bir karargahları buluna TİP Suriye Merkezi, tüm ekipmanlarını alarak bölgeden ayrıldı. Buradaki militanların bir kısmının Wakhan Koridoru'na geçmeye razı olduğu, bir kısmının ise Heyet-i Tahrir Şam (HTŞ) bünyesinde Suriye'de kalmaya devam edeceği öğrenildi. TİP'in bölgedeki varlığının bitirilmesiyle birlikte ABD'nin Huraseddin gibi radikal örgütlerin üzerine gideceği, bunun yanında HTŞ'yi de radikallerle mücadele eden ılımlı bir muhalif örgüte dönüştüreceği değerlendiriliyor. Bu kapsamda HTŞ'nin de son dönemde bölgedeki radikal örgütlere yönelik operasyonlar düzenlediği gözleniyor.

ABD EL NUSRA TEHDİDİNİ KÜÇÜMSÜYOR

ABD'nin bazı güvenlik yetkilileri, bir süredir El Kaide terörünü hafife aldıkları için eleştiriliyorlar. ABD'nin IŞİD'le Mücadele Koalisyonu Temsilcisi Nathan A. Sales ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O'Brien başta olmak üzere "El Kaide'nin sona geldiğini" iddia eden bazı ABD'li yetkililer, diğer ülkeler tarafından terörle mücadeleyi sekteye uğratmakla suçlanıyor. El Kaide'nin statüsü konusunda yaşanan tartışmalarda, ABD tarafının El Kaide'yi de meşrulaştırmaya yönelik bir zemin hazırladığı değerlendiriliyor. Küresel Güvenlik Forumu'nda yaptığı sunumda "El Kaide'nin ipte olduğunu" söyleyen Sales, "El-Kaide, baskımız nedeniyle geniş çaplı bir saldırı yönetmekten aciz" ifadelerini kullanmıştı. Sales, ABD'nin El-Şebab, Cemaat Nasr el-İslam ve Müslimin gibi Afrika'daki El Kaide uzantılarına odaklanmayı planladıklarını söylemişti.

DTİH'İN TERÖRLE İLGİSİ YOKMUŞ!

Diğer yandan Büyükelçi Nathan A. Sales, Temmuz 2019'da RFA ile yaptığı bir röportajda, Çin'in eğitim merkezlerinin dini aşırılıktan etkilenenler için düzenlenmiş bir mesleki eğitim programının parçası olmadığını ileri sürmüştü. Uygurların ve diğer Müslüman azınlıkların kitlesel olarak hapsedildiğini ileri süren Sales, bunun "terörizmle hiçbir ilgisi olmadığını", aksine Pekin'in din karşıtı yürüttüğü savaşın bir parçası olduğunu iddia etmişti. DTİH'le ilgili soruya ise yanıt vermeyeceğini belirten Sales, "Size söyleyebileceğim tek şey, Çin Komünist Partisi'nin Uygurlara ve diğer etnik azınlıklara karşı yıllarca süren bir kampanyayı sürdürmek için terörle mücadeleyi kötüye kullanmasından derin endişe duyuyoruz" ifadelerini kullanmıştı.

TÜRK ASKERİNİ ŞEHİT ETTİLER

Türkistan İslam Partisi, daha önce M4 karayolu üzerinde Türk konvoyunu hedef almış, bir teğmenimizi şehit etmişti. Rusya’nın Suriye’deki Tarafları Uzlaştırma Merkezi Başkanı Oleg Juravlyov, saldırının ardından yaptığı açıklamada, “Merkezimizin eline geçen bilgiye göre, terör eyleminden Türkistan İslam Partisi militanları sorumlu. Onlar, Türk askeri konvoyunun bu terörist grubunun mühimmat deposuna yaklaştığı sırada el yapımı patlayıcıyı infilak ettirdi” ifadesini kullanmıştı.

Juravlyov, İdlib bölgesinin İnkzik yerleşimi yakınlarında, M4 karayolu üzerinde TSK konvoyunun geçişi sırasında yola önceden döşenen el yapımı patlayıcının infilak ettiğini teyit ederek, “Patlama sonucu çok sayıda şarapnel yarası alan ve Türkiye topraklarına tahliye edilen bir Türk askeri hayatını kaybetti” demişti.