25 Şubat 2021 Son güncelleme saati 16:10 GMT پنجشنبه 07 اسفند 1399
17 Ocak 2021 09:03
CFR 2021: Türkiye ile Yunanistan çatışabilir
FHA- ABD'nin 'Gölge Dışişleri' CFR tarafından yayınlanan 2021 yılındaki küresel riskler raporuna ilk kez Türkiye ile Yunanistan arasındaki olası bir çatışma ihtimali de girdi.

FHA- ABD'nin 'Gölge Dışişleri' olarak bilinen Amerikan Dış İlişkiler Konseyi (CFR) tarafından “2021 Yılı Önleyici Öncelikler Anketi” yayınlandı. ABD'nin milli güvenliğine yönelik risk değerlendirmesinin yapıldığı anketteki sonuçlar ise oldukça çarpıcı...

ANKET DIŞI BİR BEKLENTİ: İÇ KARIŞIKLIK

2008'den bu yana her yıl düzenlenen anket, bu yıl da hükümet görevlilerine, akademisyenlere ve dış politika uzmanlarına gönderildi. Belirlenen 30 potansiyel risk arasında öncelik sıralaması yapılması istenen anketi, 550 kişi yanıtladı. Ankette ABD güvenliğini tehdit edebilecek iklim değişikliği, doğal afetler, ekonomik ve sosyal problemler ile iç karışıklık tehlikesi gibi konulara değinilmediği dikkat çekti. Buna karşılık ankette, ABD askeri gücünün “makul bir şekilde kullanılabileceği” dış olasılıklar ele alındı. Fakat yine de katılımcılara dikkat gerektiren ek konuları yazma fırsatı verildi. Bu anket dışı bölümde ise "iç karışıklık" beklentisinin oldukça yoğun olduğu görüldü.

'BIDEN'IN ÖNCELİĞİ İÇ SORUNLAR'

Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana her ABD yönetiminin dört yıllık dönemde ortalama 15 yabancı krizi yönetmek zorunda kaldığı ifade edilen raporda; ABD'nin yeni başkanı Joe Biden'in da benzer durumlarla karşılaşabileceği belirtildi. Fakat gerek içerideki gerginlik, gerekse koronavirüs salgını nedeniyle Biden'in dış bir kriz istemeyeceğine dikkat çekildi. Yine de beklenmedik durumların ABD çıkarları için büyük bir tehdit oluşturabileceği, bu nedenle ihtiyati tedbirlerin alınması gerektiği kaydedildi.

TEHDİT ÖNCELİKLERİ

Bu yılki ankette listede yaşanan değişiklikler şöyle sıralandı: Bu yılki ankete sekiz yeni olasılık dahil edildi. Yeni beklenmedik durumlar arasında Etiyopya'da bir çatışma, Çin ile Hindistan arasında bir yüzleşme, Lübnan'da iç savaş, Yunanistan ile Türkiye arasında çatışma, Beyaz Rusya'da kargaşa, Büyük Etiyopya Rönesans Barajı konusundaki müzakerelerin çökmesi, Sudan'daki demokratik siyasi geçişin bozulması ve Ermenistan ile Azerbaycan arasında yeniden bir savaşın başlaması ihtimalleri yer alıyor.

CFR'nin raporundaki potansiyel riskler; yakın zamanda gerçekleşme ihtimali ve ABD'ye olan etkisinin büyüklüğü üzerinden üç kategoride sıralandı. En yüksek riskler Seviye- I kategorisine alınırken, en düşükleri Seviye-III kategorisinde yer aldı. Parametreler ise şöyle açıklandı:

ABD Çıkarları Üzerindeki Etkisi:

Yüksek: ABD anavatanını, bir müttefikini veya hayati bir stratejik çıkarını doğrudan tehdit ediyor ve bu nedenle büyük bir ABD askeri müdahalesini tetiklemesi muhtemel.
Orta: Dolaylı olarak ABD anavatanını tehdit ediyor veya ABD için stratejik öneme sahip bir ülkeyi etkiliyor, ancak savunma antlaşması müttefiki değil.
Düşük: Amerika Birleşik Devletleri için stratejik önemi sınırlı bir ülkeyi etkiliyor ancak ciddi/yaygın insani sonuçlara yol açabilir.

Olasılık:

Yüksek: 2021'de meydana gelmesi muhtemel.
Orta: 2021'de meydana gelme ihtimali yarı yarıya.
Düşük: 2021'de meydana gelmesi pek olası değil.

2021 YILI BULGULARI

CFR'nin bu yılki anketinin önemli bulguları arasında şunlar yer aldı:

Seviye-I'deki tehditlerin sayısı 2020'de 11 iken, 2021'de dokuza düştü. Bu dokuz farklı Seviye-I tehditten sadece ikisi, yüksek olasılıkla değerlendiriliyor.
2019 anketinde olduğu gibi; Kuzey Kore’nin nükleer silahları ve balistik füzeleri daha da geliştirmesiyle ilgili endişeler, en üst sıradaki olasılık olarak geri dönüyor. Bu beklenmedik durum, hem “yüksek olasılıklı” hem de “yüksek etkili” risk olarak değerlendiriliyor.
Son iki yılın raporlarında en üst sırada yer alan ABD'nin kritik altyapısına yönelik yıkıcı bir siber saldırı tehdidi, bu yıl da Seviye-I olarak kalmaya devam ediyor; ancak artık geçen yılki kadar olası görülmüyor, dolayısıyla bu yıl içinde meydana gelme olasılığının “orta” olduğuna karar verildi. Amerika Birleşik Devletleri'ne veya bir müttefikine yönelik kitlesel ölümlere yol açacak terörist saldırı olasılığı da “orta” seviyeye indirildi, ancak Seviye-I endişesi olmaya devam ediyor.
Büyük güçler arasındaki artan askeri çatışma riskine paralel olarak; Çin ve ABD'nin Tayvan konusunda ciddi bir kriz yaşama olasılığı, 2021'de ilk kez Seviye-II'den Seviye-I'e yükseldi. 2020'de listeden tamamen çıkarılan Çin ve Hindistan arasındaki tartışmalı sınır problemi ise Seviye-II olarak yeniden gündeme girdi. Güney Çin Denizi'nde ABD ve Çin Donanması arasında silahlı bir çatışma riski ise Seviye-I'den Seviye-II'ye düşürüldü. Bu yılki ankette belirlenen 30 olasılıktan, önümüzdeki yıl meydana gelme olasılığının “düşük” olduğuna karar verilen tek olay buydu.
Afrika ve Ortadoğu, 2021 için krize en yatkın bölgeler olarak görülüyor. Afrika devletlerini ilgilendiren acil durumların çoğunluğu Seviye-III olarak değerlendirilirken, Ortadoğu ile ilgili beklenmedik durumlar tüm seviyelerde yer alıyor.

LİSTEDEKİ DEĞİŞİKLİKLER

2021 için beş olası tehdidin ise seviyesi düşürüldü. Her biri Seviye-I'den Seviye-II'ye indirilen bu beklenmedik durumlar arasında; Güney Çin Denizi'nde ABD ve Çin arasında yaşanacak bir gerginlik, Rusya ile Ukrayna arasında bir çatışma, Kuzey Üçgeni'nde kötüleşen koşullar, Meksika'da yaşanan şiddet ve Türkiye ile Kürtler arasındaki çatışma riski yer alıyor. 2021'de, 2020'ye göre yalnızca bir acil durum daha yüksek seviyede derecelendirildi: Potansiyel bir Hindistan-Pakistan askeri çatışması, Seviye-III'ten Seviye II'ye yükseltildi. Geçen yıl değerlendirilen sekiz olasılık ise 2021 listesinde yer almadı. Bunlar arasında; Irak'ta artan siyasi istikrarsızlık, İsrail ile İran destekli kuvvetler arasındaki çatışmalar, Haiti'de akut bir insani kriz, Balkanlar'da artan gerginlik ve aşırılıkçı şiddet, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde artan istikrarsızlık ve şiddet, Güney Sudan'da artan çatışmalar, Orta Afrika Cumhuriyeti'nde yaşanan şiddet olayları ve Burundi'deki kitlesel vahşet yer alıyor.

LİSTE DIŞI RİSKLER

Ankette sunulan 30 olasılık içinde yer almayan fakat hükümet yetkilileri ve dış politika uzmanları tarafından dikkat edilmesi gerektiğine inanılan ilave potansiyel krizler ise şöyle sıralandı:

Hong Kong'da siyasi baskı nedeniyle artan halk protestoları.
Kuzey Kutbu'nda toprak, deniz yolları veya doğal kaynaklara erişim üzerinde artan çatışma riski.
Doğu Çin Denizi'nde Çin ve Japonya arasında, Senkaku'nun egemenliği konusundaki gerilimlerden kaynaklanacak bir silahlı çatışma riski.
Avrupa Birliği'ndeki popülist ve göçmen karşıtı tavırlar ile Brexit'ten kaynaklanacak siyasi istikrarsızlık.
Brezilya'daki siyasi istikrarsızlık ve sivil huzursuzluk.
Suudi Arabistan'daki iç istikrarsızlık.
Mozambik'te artan şiddet ve siyasi istikrarsızlık.

SEVİYE-1 RİSKLER

Olasılık: Yüksek 

Etki: Yüksek 

Kuzey Kore’nin (Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti) nükleer silahlar geliştirmesi veya balistik füze testlerini daha da ilerletmesi, Kore Yarımadası’nda askeri gerginliğin artmasına neden olabilir.

Olasılık: Yüksek

Etki: Orta

Afganistan'da artan şiddet ve siyasi istikrarsızlık, barış sürecinin çökmesine neden olabilir.
Suriye'de hükümetin kontrolünün şiddetli bir şekilde yeniden empoze edilmesi, sivil kayıpların artmasına ve çatışmanın dış tarafları arasında gerginliğin artmasına neden olabilir.
Venezuela'daki ekonomik çöküşün ve siyasi istikrarsızlığın hızlanması, daha fazla huzursuzluğa ve göçlerin artmasına neden olabilir.

Olasılık: Orta

Etki: Yüksek

Çin'in Tayvan'a karşı yoğunlaşan siyasi ve ekonomik baskısı, ABD ile ciddi bir krize yol açabilir. 
İran'ın bölgesel çatışmalara karışması ve militan vekil grupları nedeniyle silahlı çatışma riski artabilir.
ABD'nin kritik altyapısına yönelik son derece yıkıcı bir siber saldırı gerçekleşebilir.
Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün (NATO) bir üyesine karşı Rusya'nın müdahalesi veya gözdağı, askeri gerilimin artmasına neden olabilir.
Amerika Birleşik Devletleri'ne veya bir müttefikine yönelik kitlesel zayiatlı bir terör saldırısı yaşanabilir.

SEVİYE-2 RİSKLER

Olasılık: Yüksek 

Etki: Düşük

Etiyopya'da etno-milliyetçi çatışmaların yoğunlaşması, büyük bir insani krize ve bölgesel istikrarsızlığa neden olabilir.
Yemen'deki insani krizin kötüleşmesi, devam eden çatışmalar ve dış müdahalelerle daha da kötüleşebilir.

Olasılık: Orta

Etki: Orta

Doğu Ukrayna'da veya ihtilaflı bölgelerde artan askeri çatışmalar, Rusya ile Ukrayna arasındaki gerginliği yeniden alevlendirebilir.
İsrailliler ve Filistinliler arasında artan gerilim, yaygın protestolara ve şiddetli çatışmalara yol açabilir.
Türkiye ile Türkiye veya Suriye'deki çeşitli Kürt silahlı gruplar arasındaki şiddet tırmanabilir.
Çin ve Hindistan arasındaki tartışmalı sınır bölgeleri üzerine varılan anlaşmalarının bozulması, askeri bir çatışmaya yol açabilir.
Hindistan'ın yönettiği Keşmir'de yaşanacak büyük bir terörist saldırı veya artan huzursuzluk, Hindistan ile Pakistan arasında şiddetli bir askeri çatışmayı tetikleyebilir.
Lübnan'da derinleşen ekonomik ve siyasi krizler, yeni bir iç savaşla sonuçlanabilir.
Doğu Akdeniz'deki kaynak zengini sulara yönelik tartışmalı iddialar, Yunanistan ile Türkiye arasında askeri tırmanışa yol açabilir.
Meksika'da organize suçlarla bağlantılı şiddetin yoğunlaşması, sivil kayıpların artmasıyla sonuçlanabilir.
Kuzey Üçgeni'nde (El Salvador, Guatemala ve Honduras) kötüleşen ekonomi ve güvenlik koşulları, göçün artmasına neden olabilir.
Beyaz Rusya'ya artan Rus müdahalesi, yaygın ve şiddetli bir sivil huzursuzluğa neden olabilir. 

Olasılık: Düşük

Etki: Yüksek

Güney Çin Denizi'nde, denizlerin özgürce kullanımı ve tartışmalı toprak iddiaları nedeniyle Çin ve ABD'nin dahil olduğu silahlı çatışma yaşanabilir.

SEVİYE-3 RİSKLER

Olasılık: Orta 

Etki: Düşük

Sudan'daki demokratik siyasi geçiş sürecinin çöküşüyle birlikte sivillere karşı yaygın şiddet gelişebilir.
Mısır, Etiyopya ve Sudan arasında Büyük Etiyopya Rönesans Barajı ile ilgili müzakerelerin çökmesi, gerilimlerin artmasına ve potansiyel askeri çatışmalara yol açabilir.
Somali'de El Şebab örgütünün saldırıları ve bölgesel kazanımları artabilir. 
Delta bölgesinde ve kuzeydoğudaki çatışmalardan dolayı Nijerya'da artan şiddet, siyasi istikrarsızlığı tetikleyerek sivillerin yerinden edilmesine neden olabilir. 
Libya'da ateşkes süreci ile barış görüşmelerinin çökmesi, rakip hükümetler arasında şiddetin artmasına ve daha fazla dış müdahaleye yol açabilir.
Ermenistan ile Azerbaycan arasında, tartışmalı Dağlık Karabağ topraklarında ateşkes anlaşmasının bozulması, daha geniş bölgede istikrarı bozan askeri çatışmanın tırmanmasına yol açabilir.
Burkina Faso, Mali ve Nijer dahil olmak üzere Sahel'de şiddet ve siyasi istikrarsızlık yayılabilir.
Hükümet güçleri tarafından Myanmar'daki Müslüman Rohingyalara yönelik şiddetin devam etmesi ve Bangladeş'ten mültecilerin ülkelerine geri gönderilmesiyle ilgili gerginlik artabilir/ tevfik kadan-aydınlık