7 Ağustos 2020 Son güncelleme saati 01:09 GMT جمعه 17 مرداد 1399
6 Temmuz 2020 11:50
İşgalci İsrail’in Akdeniz’de ne işi var?
FHA- Lübnan ve İsrail, kıta sahanlığının bu kısmını kendi münhasır ekonomik bölgesinin bir parçası olarak görüyor. Lübnan Cumhurbaşkanı Aun, ülkesinin Akdeniz’deki ekonomik bölgesine el uzatılmasına izin vermeyeceğini açıkladı.

FHA- Terör ve işgal devleti Siyonist bu hamlesiyle, ekonomi ve iç politika açısından çok zor dönemden geçen Lübnan’ı müzakere masasına oturtmaya mı çalışıyor? Beyrut’un bu adıma cevabı ne olacak? Lübnanlı siyaset bilimci Faysal Abdüssettar, İsrail’in bu eylemlerini ciddi bir krizden geçen zayıf bir taraf ile bilinçli olarak gerilim tırmandırma çabası olarak görüyor. 

Sattar, Sputnik’e açıklamasında "ABD politikasının Lübnan üzerinde baskı oluşturduğu, lira kurunun benzeri görülmemiş bir şekilde düşüş yaşadığı iç kaos ve huzursuzluk anında, İsrail hemen tartışmalı suların yanı başında doğalgaz arayacağını ilan ediyor. Bunun, gerilimi daha da tırmandırma girişimi olduğu apaçık. Lübnan ve İsrail arasında deniz sınırının çizilmediğini hatırlatırım" dedi. Lübnan’ın bu konudaki pozisyonunun değişmediğini kaydeden uzman, "İsrail’in Lübnan’daki krizi daha da karmaşık hale getirmeye çalıştığı izlenimi oluşuyor.

 Ancak Lübnan her halükarda durumdan yararlanılmasına izin vermeyecek, İsrail’in provokasyonlarına uygun şekilde cevap verecek" ifadelerini kullandı. Lübnanlı politika uzmanı Usame Vehbi, Tel Aviv’in bu adımında Beyrut’u müzakere masasına oturtma çabasını görüyor. Vehbi, Sputnik’e açıklamasında, bu konuyla ilgili şu yorumda bulundu: "İsrail, Lübnan hükümetinin tepkisini kışkırtmaya, harekete getirmeye ve böylece diyaloga getirmeye çalışıyor. 

ABD uzun zamandır bunu istiyordu ve hatta arabuluculuk yapmaya hazırdı. Ama sorun şu ki, halihazırda Lübnan iç politika ve ekonomide yaşadığı kriz yüzünden hiçbir ülkeyle müzakere masasına oturmaya hazır değil. Ama galiba bu husus Tel Aviv’i ilgilendirmiyor. Kendi şartlarını öne sürerek zayıf bir rakibi diyaloga zorlamak her zaman eşit şartlarda yapılan diyalogdan çok daha kolay."