24 Ocak 2021 Son güncelleme saati 23:19 GMT يکشنبه 05 بهمن 1399
26 Kasım 2020 15:24
Kılıçdaroğlu: Türkiye, faiz lobisine saatte 2.4 milyon dolar ödüyor
FHA- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, haftalık CHP Grup Toplantısı'nda konuştu. Kılıçdaroğlu, AK Parti hükümetinin ekonomi politikası sert sözlerle eleştirdi.

FHA- Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, haftalık CHP Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın faiz lobilerinin önünde diz çökmek zorunda kaldığını söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu, "Her saat başı 2 milyon 400 bin dolar para ödeniyor tefecilere" dedi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, konuşmasına 24 Kasım Öğretmen Günü mesajıyla başladı. Kılıçdaroğlu, "Bir ülkeyi dünyada söz sahibi yapan, yetişmiş insan gücünü yetiştirenler öğretmenlerdir. O nedenle öğretmenler dünyanın bütün saygın ülkelerinde el üstünde tutulur. Öğretmenler, sadece çocuklarımızı yetiştirmezler, içinde bulundukları toplumun da kanaat önderleridir. Kırsalda, kasabada öğretmenin kapısı çalınır. Öğretmenler Günü'nde öğretmenlerin sorunlarıyla uğraşıyoruz. Bir sorunlar yumağı içinde eğitim sistemimiz. Eğitimde de adalet istiyoruz. Öğretmenler geçinemiyor." ifadelerini kullandı. 

Kemal Kılıçdaroğlu, Irini Operasyonu kapsamında, Libya'ya giden Türk gemisine ağır silahlı Alman özel timinin baskın düzenlemesine ilişkin, "Bizim gemimize uluslararası sularda yaptıkları baskın dolayısıyla Almanya'yı da İtalya'yı da şiddetle kınıyoruz." dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, kendisiyle ilgili olarak "Dokunulmazlığını kaldıracağız" dendiğini belirterek "Bir canım var memleketime, bayrağıma, vatanıma feda olsun" ifadelerini kullandı.

Konuşmasında adalet kavramına vurgu yapan Kılıçdaroğlu, "Eğer biz CHP’liler olarak, haksızlığın ve adaletsizliğin karşısında susarsak, millete karşı görevimizi yapmamış oluruz. Biz CHP’liyiz. Bizim Türkiye’ye, dünyaya, insanlığa bakışımız ayrıdır. Biz insanlar arasında ayrım yapmayız. Bizim sevdamız Türkiye’dir" şeklinde konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: 

Diyarbakır valimiz bir açıklama yapıyor mesele işsizlik değil, mesele mesleksizliktir, mesele iş beğenmemedir diyor. Bunun üzerine, il başkanına telefon ettim dedim ki, ya gerçekten de Diyarbakır'da iş var ama işi yapacak insan yok mu dedim. Hayır efendim, binlerce işsiz var dedi. Polis alarma geçti, valiye dokunamadı. İşsiz var mı var, dünya kadar işsiz var. 

Bizim bir gemimiz uluslarası sularda durdurularak usulsüz bir şekilde arandı. Benzer bir olay İsrail'e girişte olmuştu. Biz dava açtık hep birlikte karşı çıktık. Bir gece yarısı Türkiye Cumhuriyeti açtığı davadan vazgeçti. Acaba AKP'li kardeşlerim bunu biliyorlar mı? Filistin davasına sahip çıkmak için oraya gidenler öldürüldüler, tazminat istendi, İsrail dedi ki ben vermem ama vakıf gösterirseniz oraya bağış yaparım. Sonra bir gere yarısı Meclis'ten bir kanunla geçirdiler. Almaya'yı da, İtalyayı'da şiddetle kınıyorum. Bizim gemimize uluslararası sularda yaptıkları baskın dolayısıyla. Hükümetten bu konuda çok açık ve çok net yanıt bekliyorum. Batı'nın Türkiye'ye karşı çifte standart uyguladığını biliyoruz. Bunları dile getiren sadece CHP'dir. Türkiye'de eserler gürler oraya gidip susarlar.

Öğretmenler, sadece çocuklarımızı yetiştirmezler, içinde bulundukları toplumun da kanaat önderleridir. Kırsalda, kasabada öğretmenin kapısı çalınır. Biz hep, Türkiye'nin 5 temel sorunundan söz ettik. Bunlardan birisi de eğitimdi. Bir ülke dünyada söz sahibi olmak istiyorsa, büyük buluşlara imza atmak istiyorsa eğitime önem vermek zorunda. Eğitim bu kadar önemliyken, eğitimimiz gerçekten milli mi? Eğitimimiz gerçekten hem milli hem de evrensel değerlerle uyumlu mu? Eğitim politikasını belirleyenler eğitimin önemini biliyorlar mı? 7 bakan değişti, 7 Milli Eğitim politikası oluştu. En temel düzenleme, 5 AK Parti milletvekili tarafından kanun teklifi olarak verildi, hiçbirisi öğretmen değil. Bunu çocuklarını okula gönderen AK Partili annelere söylüyorum. Senin çocuğunu 18 yıldır denek olarak kullanıyorlar, o olmadı bunu yapalım. 18 yıldır Türkiye Cumhuriyeti'nde bütün çocuklar denek olarak kullanıldı. Öğretmene Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren önem verilmiştir. 

Devleti yönetemiyorlar. Biz sanıyoruz mi sadece Merkez Bankası'nın faizi artıyor. Kredi kartlarına uygulanan faizi de artırdılar. 1 Kasım 2020'den geçerli olmak üzere. Kredi kartını kim kullanıyor? Parası olanlar mı, hayır. Öğretmen, esnaf, vatandaş kullanır. Peki bankaların zararı kapansın diye mi acaba yükselttiler. Hayır baktık, geçen yıl bankaların karı 35.9 milyar lira, bu yıl 46 milyar liraya çıkmış. Faiz lobilerinin önünde diz çökmek zorunda kaldılar. Bunların iradeleri ipotek altında.

Pandemide karşılıksız 6 milyar 310 milyon para verdiler. Bir de vatandaştan para topladılar 2 milyar lira. Toplam karşılıksız ödenen para 8 milyar lira. Kullanılan para 1 trilyon 891 milyar lira. Peki karşılıksız vatadaşlara, 8 milyar. 

Eğer faizler artacaksa Merkez Bankası Başkanı’nın niye görevden aldın? Faiz baronlarına karşı kurtuluş mücadelesi veriyoruz, diyordun. Şimdi ne oldu? Faiz sebep, enflasyon sonuç diyordun. Ne oldu ne değişti şimdi? Para yok diyorlar. Para var. 1 trilyon 891 milyar lirayı 10 ayda harcadılar.

Vatandaşa karşılıksız olarak 8 milyar ödediler. Peki bu süre içerisinde tefecilere ne kadar ödediler? 118 milyar dolar ödediler. Her saat başı 2 milyon 400 bin dolar para ödeniyor tefecilere.

Açıklama yapmışlar Kılıçdaroğlu'nun dokunulmazlığını kaldıracağız diye. Eğer benim dokunulmazlığımı kaldırmazsanız namertsiniz, vatan hainisiniz. Sizden mi korkacağım ben. Söyledim yine söylüyorum, memleketime feda olsun, bayrağıma feda olsun. Sizden asla korkmayacağım.