6 Aralık 2020 Son güncelleme saati 01:25 GMT يکشنبه 16 آذر 1399
29 Temmuz 2020 20:05
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin 2020 yılı Hac mesajı
FHA - Her yıl olduğu gibi bu yıl da dünya Müslümanlarına seslenerek Hac mesajı yayınlayan İran İslam Cumhuriyeti lideri Ayetullah Hamenei; Hac farizasının önemini vurgulayarak "Hac törenleri, yolsuzluk, zulüm, cinayet ve yağmalama üssü durumundaki uluslararası müstekbirlere karşı bir güç gösterisidir” dedi.

FHA - Haccın çok çeşitli boyutlarını vurgulayan İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei bu yılki Hac mesajında Amerika terör devletinin Floyd cinayetinde dibe vuran ırkçı tutumunu kınayarak Amerikan halkının hareketine destek verdiklerini duyurdu.

 

 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei 2020 yılı Haccı dolayısıyla yayınladığı mesajında İslam ümmetinin saldırgan ABD ve Terör ve işgal devleti Siyonist İsrail’e karşı vahdetine ve ayrıca mazlum Filistin milletine yardıma, Yemen’in kanayan yaralarını sarmaya ve dünyanın neresinde olursa olsun zulüm altındaki Müslümanları kaygı ettiklerine vurgu yaparak, bazı İslam ülkelerinin liderleri bir kaç günlük kişisel çıkarları uğruna gaspçı siyonist rejimle dostluk eli sıkıştığını belirtti.

Ayetullah Hamanei İslam ülkelerinin yöneticilerini zillet içeren bu davranıştan sakınmaya çağırarak, Amerika’nın bölgedeki varlığı ve mevcut gelişmeleri değerlendirdiği çarpıcı mesajında “ Katil devlet Amerika’nın Batı Asya mıntıkasındaki tehlikeli varlığını bölge milletlerinin zararına ve bölge ülkelerinin güvensizliği, yıkımı ve geri kalmışlığına sebebiyet veren bir durum olarak değerlendiriyoruz.. Amerika’da yaşanan şimdiki meseleler ve oradaki ırkçılık karşıtı harekette de bizim kesin tavrımız Amerikan halkını desteklemek ve bu ülkenin ırkçı rejiminin acımasız davranış ve tutumunu kınamaktır” dedi.

 2020 yılı hac mevsimi münasebetiyle yayınladığı uluslararası mesajında Allah’a hamd-u sena, Resulüne ve Ehlibeyt’ine, tertemiz sahabesi ve Hak yolu izleyen Salih kullara salat-u selamdan sonra mesajına Besmeleyle başlayan İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei; şöyle dedi:

 Bismillahirrahmanirrahiym

Daima İslam dünyasının onur, azamet ve sevincine yol açan Hac mevsimi bu yıl müminlerin hüzün ve hasretine, hicran ve kalp kırıklığına neden oldu. Şimdi kalplerimiz Kâbe’nin hasretinden gurbet acısı çekmekte ve ondan ayrı kalanların lebbeyk nidası, gözyaşı ve hasretlerle yoğrulmaktadır. . Bu mahrumiyet kısa süreli de olsa ve Allah’ın yardımı sayesinde inşallah pek fazla sürmeyecek de olsa, asıl kalıcı olması ve bizi gafletten kurtarması gereken ders, Hac’cın büyük nimetinin kıymetinin bilinmesidir. Bu yıl İslam ümmetinin büyüklük ve gücünün sırrı, çeşitli ve geniş kapsamlı müminlerin Kâbe çevresinde ve İslam Peygamberi -s- ve Baki’de yatan masum imamların -s- hareminde toplanmasındadır; bu hakikati her zamankinden daha çok hissetmeli ve üzerinde derin tefekkürde bulunmalıyız.

 

 Hac eşsiz, emsalsiz bir farizadır; İslami farizaların arasında en güzel olanıdır; dinin tüm bireysel ve sosyal, dünyevî ve semavi, tarihî ve evrensel bütün boyutları bu farizada yer almış durumdadır. Hac’da maneviyat vardır; ama inziva yoltur; halvete çekilmek ve ruhbanlık yoktur.  Hac’da cem , cemaat ve toplanma vardır; bu toplanış; her nevi çatışmadan, gammazlıktan ve kötülükten beri ve arıdır.

Bir taraftan münacat ve ibadet ve ilahi zikirden ruhi haz, öbür taraftan  da ünsiyet ve insanlar arasında kurulan irtibat vardır Hacda... Hacı bir gözüyle tarih, İbrahim, İsmail ve Hacer’le, Resulullah ile Mescid-i Haram’a zaferle girerken ve Asr-ı Saadet’te müminlerle derin bağlarını ve öbür gözüyle çağdaşı olan ve her biri ilahi ipe sarılmak için yardım eli uzanabilecek yığınla müminlere bakar. Hac farizası üzerinde tefekkür etmek; hacıyı dinin büütn insanlık için öngördüğü birçok arzu ve ülkünün dindar insanların iş birliği, gönül birlikteliği ve yardımlaşması olmadan gerçekleşmeyeceği sonucuna sevkeder, nitekim gönül birlikteliği ve iş birliği olursa muhaliflerle düşmanların bu yolda önemli bir sorun çıkaramayacaklarında da şüphe yoktur.

Hac, dünyada kötülük, fesat, zulüm, yağma ve zafiyetlere son veren;   bugün İslam ümmetinin bedenini ve ruhunu olmadık zulümlerle kana bulayan müstekbirlere karşı bir gövde gösterisi ve uygulama alanıdır.

Hac İslam ümmetinin yumuşak ve sert yeteneklerinin gösteri alanıdır. Bu, Hac’cın doğası, Hac’cın ruhu ve Hac ibadetinin önemli hedeflerinden biridir. Bu, rahmetli İmam Humeyni “İbrahimi Hac” olarak adlandırdığı şeydir. Bu, kendilerini Haremeyn-i Şerifeyn’in hizmetkarları olarak adlandıran Hac yetkililerinin samimiyetle boyun eğmeleri ve Amerika devletinin hoşnutluğu yerine ilahi rızayı seçmeleri durumunda İslam dünyasının büyük sorunlarını çözebilecek hakikattir.

 Her zaman olduğu gibi bugün de, hatta  her zamankinden daha ziyade;  İslam ümmetinin “olmazsa olmaz” ı;  vahdettedir. İşte bu vahdet tehditlere ve düşmanlara karşı hepimizi tek yumruk haline getirmeli ve somut şeytan saldırgan Amerika ve zincirli köpeği siyonist rejimin başına yıldırım misali inip, zorbalıklara karşı cesurca göğüs germelidir.

Hac farizası;  “Hep birlikte sımsıkı Allah’ın ipine yapışın ve bölük pörçük olmayın, tefrikaya düşmeyin”  buyruğunun canlı timsalidir.

Kur'an'ı Kerim İslam ümmetini kafirlere karşı acımasız ve kendi aralarında merhametli bir ümmet olarak tanıtır ve bu ümmetten şu görevleri talep eder: 

“ Zulmedenlere meyletmeyin; sonra size ateş dokunur”, “Allah, kafirlere, müminler aleyhine bir yol, bir başarı vermez” , “ eğer antlaşmalardan sonra, yine yeminlerini bozarlarsa ve dininize hınç besleyip saldırırlarsa, bu durumda küfrün önderleriyle çarpışın” , “Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp kâfirleri dost ve sırdaş edinmeyin. Yoksa, böyle bir akılsızlıkta bulunup da aleyhinizde Allah’a apaçık bir delil vermek ve O’nun azabını üzerinize çekmek mi istiyorsunuz?”

Ve yine düşmanı belirlemek üzere bize şöyle bir kıstas verir:

 Allah, dîn konusunda sizinle savaşmamış ve sizi yurdunuzdan çıkarmamış olan kimselere iyilik etmenizden ve onlara adaletle davranmanızdan sizi nehyetmez (yasaklamaz). Muhakkak ki Allah, adaletli olanları (adaletle davrananları) sever. 

Bu kader belirleyici ve önemli talimatlar aslı biz Müslümanların düşünce ve değerler manzumemizden ayrı düşmemeli ve unutulmamalıdır. Bugün her zamankinden daha çok bu temel tahavvül, ümmetin ve maslahatımızı düşünen elit kesimin ana prensibidir.

İslami uyanış hareketi, bugün Müslüman gençler ve elit kesimin maarifleri ve manevi değerlerine yönelme bağlamında inkar edilemeyecek bir hakikat durumundadır. Bugün son 100 yıl; özellikle son elli yılda Batı medeniyetinin en seçkin armağanları sayılan liberalizm ve komünizm tamamen itibarını yitirmiş ve tedavisi mümkün olmayan hastalıkları açığa çıkmıştır. Bu ideolojilerden birine dayanan düzen dağılmış ve ötekine dayanan düzen de derin krizlerle uğraşmakta ve dağılmak üzeredir. Bugün daha ilk başta, büyük bir utanmazlık ve rezillikle gündeme gelen Batı’nın kültürel modeli değil; aynı zamanda siyasi ve iktisadi modeli de, yani para ekseninde demokrasi ve sınıfsal ve ayrımcı sermaye düzeni de yetersizliğini ve fesada yol açtığını tescillemiş durumdadır.  

 Bugün İslam dünyasında dik bir duruşla, büyük bir onurla Batı’nın medeni ve marifetle ilgili iddialarını sorgulayan ve açıkça İslami alternatiflerden bahseden Müslüman elit sayısı hiç de az değildir. Hatta bundan önce liberalizmden büyük bir gururla “tarihin sonu” olarak bahseden bazı Batılı düşünürler de mecburen bu iddialarını geri almış ve teorik ve pratik şaşkınlıklarını itiraf etmiş durumdadır.

 Günümüzde Amerika’nın sokaklarına, caddelerine, Amerikalı devlet adamlarının kendi halkına karşı davranışına, bu ülkede derin sınıfsal uçurumlara, ABD’yi yönetmek üzere seçilenlerin rezalet ve cahilliğine, korkunç ırkçılık ve ayrımcılığına,  hiçbir suçu olmayan birinin, inanılmaz bir gaddarlık ve soğukkanlılıkla herkesin gözü önünde işkence ederek öldüren polis memuruna bakıldığında, Batı medeniyetindeki ahlaki ve sosyal krizin derinliği ve siyasi ve iktisadi felsefesinin dibe vuruş ve çöküşünün nedeni kolayca anlaşılmaktadır.

 “Amerika’nın zayıf milletlere karşı davranış tarzına gelince: Dizini savunmasız bir siyahînin boynuna bastırıp can verinceye kadar bastıran polisin sergilediği davranış tarzıdır!” diyen Ayetullah Hamenei,  mesajını şöyle sürdürdü:

 “Diğer Batılı devletler de kendi çaplarında, bu fecaatin diğer örnekleridir. İbrahimi Hac, İslam’ın bu modern cahiliyeye karşı muhteşem fenomenidir; İslam’a davet ve İslami toplumda yaşamın simgesel gösterisidir. İslam ümmetinde müminlerin bir arada ve tevhit ekseninde yaşaması, en üstün işarettir. Çatışma ve anlaşmazlıktan uzak durmak, ayrımcılık ve eşraflık imtiyazlarından uzak durmak, fesat ve kötülükten uzak durmak, hepsi İslam bazında gerekli şartlardır. Şeytanı taşlamak, müşriklerden beraat etmek, alt kesimlerle bütünleşmek, yoksullara yardım etmek, müminlerin şiarlarını gerçekleştirmek, temel dini vazifelerdendir. Kamu menfaatleri ve maslahatlarına ulaşmak, Allah’ı yad etmek ve O’na şükür ve kulluk etmek, vasat ve nihai hedeflerdir. Bütün bunlar, İbrahimi Hac aynasında İslami toplumun genel bir panaroması olup; bunu iddialı Batılı toplumların kof gerçekleriyle kıyaslamak,  her çalışkan Müslümanın kalbini böyle bir topluma ulaşma yolunda mücadele heyecanıyla coşturur.

Bizler İran milleti olarak rahmetli İmam Humeyni’nin rehberlik ve önderliğinde, işte böyle bir şevkle bu yola baş koyduk ve başarılı olduk. İstediğimiz ve belirlediğimiz tüm hedeflerimizi gerçekleştirdiğimizi iddia edecek değiliz, ama bu yolda epey ilerlediğimizi ve birçok engeli de ortadan kaldırdığımızı iddia etmekteyiz. Kur'an'ı Kerim’in vaatlerine inanmanın bereketi, adımlarımız daha da sağlamlaşmıştır. Yaşadığımız çağın en gaddar ve en eşkıya şeytanı olan Amerika rejimi bizi korkutamadı, hileleri ile mağlup edemedi, bizim maddi manevi ilerleyişlerimize engel olamadı.

 Biz bütün Müslüman milletleri özbeöz kardeşimiz bilmekte ve muhalif cephelerde yer almayan gayri Müslimlere de iyilik ve adaletle davranmaktayız. Müslüman toplumların acı ve sıkıntısını kendi acı ve sıkıntımız bilir, bunların giderilmesi için çaba harcarız.   Bugün en mazlum kitlelerden biri olan Filistin milletine yardımı, yaralı Yemen’le dayanışmayı ve dünyanın dört bir yanında zulüm altında bulunan Müslümanların derdiyle dertlenmeyi vazife saymaktayız.

 Kimi Müslüman ülkelerin liderlerine kardeşçe nasihat etmeyi de görev telakki etmekteyiz… Sözkonusu devlet adamları Müslüman kardeşleriyle dayanışmaya gireceklerine; düşmanın kucağını sığınmakta ve bir kaç günlük ucuz çıkarlar uğruna düşmanın kendilerini aşağılamasını hazmetmekte;  dayatmalarını sineye çekmekte ve kendi milletinin izzet ve bağımsızlığını satmaktadır!

 Burada sözünü ettiğim –sözde- Müslüman devlet adamları; gaspçı ve zalim Siyonist İsrail’in bekasını kabul eden ve gizli-açık; onlarla dost olup el sıkışanlardır.

 Bu zatlara nasihat ediyor ve bu davranışlarının acı akıbeti hakkında kendilerini dostça uyarıyoruz.

Bizce Amerika’nın Batı Asya bölgesindeki varlığı bölge milletlerinin zararına olup, bölge ülkelerinin güvensizliği, yıkımı ve geri kalmışlığına sebebiyet veren bir illettir. Amerika’da yaşanan şimdiki meseleler ve oradaki ırkçılık karşıtı harekette de bizim tavrımız; Amerikan halkına destek olmak ve bu ülkenin ırkçı rejiminin gaddar tutumunu kınamaktır.

  Sözlerimi bitirirken -ruhlar ona feda olası- Hz. Mehdi Bakiyatullah’ı salavatla selamlıyor, rahmetli İmam Humeyni’yi saygıyla anıyor, tüm İslam şehitlerinin temiz ruhuna selam duruyor ve yüce Allah’tan en yakın gelecekte İslam ümmeti için güven dolu, huzurlu, makbul ve mübarek bir Hac merasiminin nasib olmasını gönülden niyaz ediyorum.

 

Seyyid Ali Hamanei, 28 Temmuz 2020 Salı /hş. 7 Mordad 1399