28 Şubat 2021 Son güncelleme saati 22:12 GMT يکشنبه 10 اسفند 1399
23 Ocak 2021 13:22
Filistin adını yedekleyen Muhammed Dahlan Aslında Kimdir?
FHA- Türkiye İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 22 Kasım'da 'Onu kırmızı kategoriye alacağız' demişti.

FHA- Başına 4 milyon lira ödül konacağı söyleniyordu. Şimdi ise yakalanması durumunda 10 milyona kadar ödül verilebileceği duyuruldu.

Söz konusu kişi Muhammed Dahlan.

Türkiye İçişleri Bakanlığı dediğini yaptı. 

Hakkında arama ve yakalama kaydı bulunan Dahlan'ı Terörden Arananlar Listesi’nde kırmızı kategoriye ekledi.

Peki "Erdoğan’a Arap bölgesindeki hayallerinin çöküşünden sonra bir psikiyatriste 700 bin dolar vermesini öneriyorum" diyen Dahlan kim?

Neden Türkiye'nin hedefinde?

Bu soruya yanıt bulmak için önce 58 yaşındaki Muhammed Dahlan'ın Ortadoğu ve Filistin siyasetindeki yerini, yaşamı boyunca çizdiği zigzagları anlamak gerekiyor.

Türkiye'ye göre 15 Temmuz darbe girişiminin ardındaki isim

Bir ara Yaser Arafat dönemi sonrası Filistin liderliği için adı geçen en güçlü aday olan Dahlan bugün sürgünde, Birleşik Arap Emirlikleri'nde yaşıyor.

Türkiye'nin Dahlan'a yönelttiği suçlama "FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile 15 Temmuz darbe girişimini gerçekleştirmek, anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs etmek" ve "devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklamak".

Filistin’de doğan ve erken yaşta siyasete dahil olan Dahlan’ın adı sadece Türkiye’deki darbe girişiminde değil ona Filistin'de yol açan Arafat’ın zehirlenmesi başta olmak üzere Ortadoğu'nun birçok tartışmalı olayında geçiyor.

Mülteci kampından Filistin yönetimine...

Muhammed Dahlan, 1961’de Filistin’in Han Yunus kentinde mülteci kampında yaşayan fakir bir ailede dünyaya geldi.

Liseyi bitirdikten sonra Mısır’da Beden Eğitimi Yüksekokulu’na gitti. Burada El-Fetih liderlerinin biriyle tanışarak, siyasi hayatına ilk adımını attı.

80’lerin başında öğrencilerin oluşturduğu El Fetih Gençlik Örgütü’yle siyasete atılmış oldu.

1981 yılında İsrail tarafından tutuklandıktan 5 yıl sonra serbest bırakıldı.

Filistin’in efsanevi lideri Arafat tarafından Gazze’deki güvenlik teşkilatının başına getirildi.

Filistin Kurtuluş Örgütü’nde (FKÖ) üst düzey görevlerde bulundu.

2011'de, Mahmud Abbas’ın başında olduğu El-Fetih hareketinin soruşturma komisyonu, yolsuzluk ve mali suçlamalar neticesinde Dahlan’ın örgütle olan bağlantısını sonlandırdı.

Bunun üzerine Dahlan, Birleşik Arap Emirlikleri’ne kaçtı ve Abu Dabi hükümeti ile yakın ilişkiler kurdu.

Burada geçirdiği süre zarfında, Mısır’daki darbe, Katar’a uygulanan abluka ve Yemen’deki iç çatışmalar dahil Ortadoğu'daki birçok olayın gizli aktörü olduğu öne sürüldü.

Arafat’ın ölümü

15 yıl öncesi.

Tarih 11 Kasım 2004.

Filistin’in efsanevi lideri Yaser Arafat hayatını kaybetti.

Ebu Ammar (Arafat) öldüğünde 75 yaşındaydı.

Ölümünün hemen öncesinde Filistin toprakları adam kaçırma, suikast girişimleri, sokak gösterileri ve silahlı gruplarla güvenlik göçleri arasında çıkan çatışmalara sahne oluyordu.

Ondan sonra yerini alacağı konuşulan kişilerden biri ise Gazze ve Batı Şeria'a reform isteyen genç militanlara desteğini açıklayan Muhammed Dahlan'dı.

Yaser Arafat'ın hayatını kaybetmesi gözler, Dahlan'a çevirdi. 

Sadece 'Bir sonraki lider o mu olacak?' diye değil.

Arafat'ın cesedi ve mezarındaki toprakta radyoaktif polonyum bulunması nedeniyle de dikkatler Dahlan'a çevrilmişti. 

2013'te Lozan Adli Tıp Enstitüsü'nün hazırladığı 108 sayfalık rapora göre Arafat'ın ölüm nedeni yüzde 83 zehirlenmeydi.

Hamas’la yakınlık ve Gazze’ye geri dönme rüyası

Gazze’deki Hamas hareketi, Dahlan’ın El-Fetih Güvenlik Teşkilatı’nın başında olduğu dönemde birçok zorluk yaşamıştı.

Dahlan’ın varlığı, Hamas’ı sadece siyaseten değil maddi açıdan da zora soktu.

Güvenliğin başında olan Dahlan, o dönem birçok Hamas liderini tutuklattı, işkence iddialarıyla gündeme geldi.

Hamas’ın kurucularından Ahmed Yasin de Dahlan'ın bir süre hapsettirdiği liderlerden biriydi.

Hamas’a ait sivil toplum ve yardım kuruluşlarının kapatılmasını sağlayarak para transferini kesti.

Salih Şahade gibi önemli Hamas liderlerinin suikastının arkasında durmakla suçlandı.

Ancak 2016 yılında Filistin sahasına geri dönmek isteyen Dahlan’la Hamas arasında ilk temas gerçekleşti.

Dahlan, ilk olarak Mısır’da tutulan Gazzeli hacıların serbest bırakılması için Kahire yönetimiyle irtibata geçti.

Bundan birkaç ay sonra, BAE’de aralarında Ruhi Müşteha, Salah Berdovel, Ahmed Yusuf ve İsmail Eşkar’ın da bulunduğu Hamas’ın önemli isimleriyle bir araya geldi.

Bu görüşmeden sonra Hamas, BAE hükümetine bağlı olan ve Dahlan tarafından yönetilen İslami Ulusal Dayanışma Komitesi’ne, Gazze’de faaliyette bulunma, Filistinlilere maddi yardım sağlama ve proje gerçekleştirme izni verdi.

Bu yakınlaşmadan bir süre sonra, Haziran 2017’de Dahlan, Gazzeli bir heyetle Kahire’de Mısırlı makamlarla bir araya gelerek, Refah Sınır Kapısı’nın açılması için girişimlerde bulundu.

Her ne kadar Hamas, BAE ve Mısır tarafından İhvan’a yakın bir örgüt olarak görülse de, Dahlan'ın Filistin sahasına dönme konusunda ısrarı nedeniyle görüşmelerde ilerleme sağlanabildi.

15 Temmuz darbe girişimi: BAE ve Dahlan iddiası

Ortadoğu’nun “kiralık katili” olarak anılan Dahlan’ın adı, Türkiye’de geniş çevrelerce ilk olarak 15 Temmuz darbe girişiminin ardından duyulmaya başlandı.

Dahlan’ın darbe girişiminde rolü olduğu iddialarını ortaya atan ilk isim, Middle East Eye Genel Yayın Yönetmeni David Hearst'dı.

Hearst’e göre Dahlan, darbe öncesi Fetullah Gülen’e para yardımı yaptı ve Türkiye’deki darbe girişiminin BAE tarafından desteklendiğini öne sürdü.

Hearst’ın iddiaları karşısında sessiz kalmayan Dahlan, dava açtı.

Uzun süren davada Dahlan, Hearst’ın mahkemeye sunduğu belgelerle zor duruma düştü.

Ancak 11 Eylül 2019’a gelindiğinde beklenmedik bir gelişme yaşandı ve David Hearst, Dahlan’ın davadan çekildiğini duyurdu.

Üstelik 500 bin Sterlin gibi bir rakamı bulan dava masrafları da Dahlan’ın cebinden çıkacaktı.

 

Erdoğan: Kimlerin o geceyi nasıl geçirdiklerini çok iyi biliyoruz

15 Temmuz darbe girişiminden on ay sonra, 9 Mayıs 2017’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı bir konuşmada konuya şu sözlerle değindi:

 Türkiye’de darbe girişimi olduğu zaman Körfez’de kimlerin buna sevindiğini çok iyi biliyoruz. Birilerinin istihbarat örgütleri varsa bizim de istihbarat örgütümüz var. Kimlerin o geceyi nasıl geçirdiklerini çok iyi biliyoruz.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun BAE ve Dahlan’ı kastettiği düşünülen şu sözleri de Türkiye’nin tavrını ortaya koyuyordu:

Türkiye’deki darbe kalkışmasına, hükümeti gayri meşru yöntemlerle devirme çabalarına bir ülkenin 3 milyar dolar para desteğini sağladığını biliyoruz. Üstelik bu Müslüman bir ülke.

Dahlan hakkında ortaya atılan iddialardan biri de, Fetullah Gülen'le röportaj yapan TEN TV'nin yöneticisi olduğuna yönelikti.

"Körfezin pis işlerini yapan tetikçi durumunda"

Ortadoğu siyasi tarihi ve uluslararası ilişkiler konusunda uzman bir isim olan Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cengiz Tomar'a göre Dahlan "Ortadoğu'nun Karanlıklar Prensi".

Dahlan'ın her Filistinli gibi İsrail nefretiyle zor ortamlarda yetiştiğini söyleyen Tomar, Independent Türkçe'ye verdiği demeçte, Türkiye'nin artık kırmızı listesine giren Ortadoğu'nun aykırı figürünü şu sözler ile tanımlıyor:

11 defa İsrail hapishanelerine girip çıkmış. Bu yıllarda İsrail ve diğer istihbarat örgütleri tarafından devşirilmiş olmalı.  Aslında Filistin'e lider olmak istiyordu. Filistin'de istediğini alamayınca Körfez'le işbirliğine gitti.

Profesör Tomar da, Dahlan'ın Yaser Arafat'in ölümünde rolü olduğuna inananlardan.

Yıllar içinde vardığı noktayı ise "Körfezin pis işlerini yapan bir tetikçi durumuna düştü"  diye özetliyor.

"Türkiye'de böyle bir karar çıktığına göre yeterince delil toplanmış olmalı"

Peki ya Dahlan'ın Türkiye tarafından terör listesine alınması?

Tomar bununla ilgili "Benim Türkiye'ye karşı "Güney Cephesi" dediğim bazı körfez ülkeleri, İsrail, Mısır ve ABD'den oluşan konsorsiyum tarafından kullanılıyor. Özellikle 15 Temmuz'un finansmanı ve mali ayağında rolü olduğuna dair yaygın iddialar var. Türkiye böyle bir karar çıkardığına göre bu manada yeterince delil toplamış olmalı" ifadelerini kullanıyor.

Tomar, Türkiye ile BAE arasındaki ilişkilerin iyi olmadığını anımsatıyor, bu ülkeyi 'istihbaratçılar için elverişli bir mekan' olarak nitelendiriyor:

Türkiye zaten uzun zamandır BAE ile iyi ilişkiler içerisinde değil. BAE küçük bir ülke olmasına rağmen mali kaynakları çok fazla. İstihbaratçılar için operasyonel bir mekan. İlişkilerimizin kısa vadede zaten düzelmesi mümkün değil. Şu anda Libya'da da karşı karşıyayız. ABD ve İsrail liderliğindeki bu güney cephesi zaten Filistin ve Kudüs'e karşı  100 yılın planını hayata geçirmek istiyor. Bütün bu plan ve organizasyonlarda Dahlan'ın adı geçiyor. Türkiye bu noktada da Filistin'i destekleyen tek devlet. Ayrıca Ortadoğu'da demokrasi ve özgürlük çabalarını da destekliyor Türkiye. Güney cephesi ile tam zıt kutuplardayız. Bu nedenle kısa vadede bir iyileşme beklemiyorum

"Hükümdar gibi hareket ediyordu"

Dahlan ile ilgili konuşan bir başka isim ise Faik Bulut. 

Bundan 47 yıl önce, Lübnan'daki Filistin Kurtuluş Örgütü'ne giden gazeteci/yazar Bulut, İsrail tarafından yakalanıp İsrail hapishanelerinde 7 yılını geçirmiş bir isim.

Bulut'a göre Ortadoğu’daki kritik olaylarda adı geçen Dahlan; Hamas ile El-Fetih arasındaki çatışmanın baş müsebbibi.

İki örgüt arasındaki gerilim Filistin'de zaman zaman Gazze ile Batı Şeria'yı birbirinden koparma noktasına getirdiği, bunun da İsrail'in işine geldiği sır değil.
 

Dahlan’ın Filistin’de bir hükümdar, derebeyi gibi hareket ettiğini söyleyen Bulut da İsrail ile işbirliğine dikkat çekiyor:

İsrail ile işbirliği içindeydi. . Gerek Hamas’a karşı gerekse El-Fetih. İsrail ile ilişkisi normal ve şeffaf değildi. Gazze’de Yaser Arafat’ın başında olduğu El-Fetih’in tek temsilcisiydi. Orada bir hükümdar gibi davranıyordu. Adı çok sayıda yolsuzluğa karıştı. Arazi yolsuzluğu, hatta adam kaçırma. Çok daha sonradan Mahmud Abbas’ın da yerine geçmeye göz koydu. Hamas Gazze’ye egemen olduktan sonra BAE’ye kaçtı/ İndependent