20 Ekim 2020 Son güncelleme saati 21:27 GMT سه‌شنبه 29 مهر 1399
6 Ekim 2020 22:19
Dr. Velayeti: Ermenistan Azerbaycan’ın işgale uğrayan bölgelerinden çekilmeli (1)
FHA- İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin uluslararası işler danışmanı Dr. Ali Ekber Velayeti Azerbaycan Cumhuriyeti ile Ermenistan arasında tırmanan münakaşa hakkında yaptığı değerlendirmede, Ermenistan’ın Azerbaycan Cumhuriyeti’a ait olan ve işgale uğrayan topraklardan çekilmesine vurgu yaptı.

FHA- İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin uluslararası işler danışmanı Dr. Ali Ekber Velayeti Azerbaycan Cumhuriyeti ile Ermenistan arasında dağlık Karabağ üzerine yaşanan son çatışmaların hakkında Tahran’da yayımlanan Keyhan gazetesine verdiği mülakatta konu hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

 

Aşağıda Dr. Velayeti’ye yöneltilen soruları ve cevaplarını veriyoruz

 

Keyhan:

Ermenistan ve Azerbaycan Cumhuriyeti arasındaki savaşın dış görünüşü, bu iki ülkenin eski bir mesele olan Karabağ mülkiyeti üzerinde yaşadıkları anlaşmazlık yüzünden birbiriyle savaştığı gibidir. Ancak bu savaşın haberlerini daha dikkatli bir şekilde takip ettiğimizde, bu savaşa Türkiye ve siyonist rejim İsrail gibi başka tarafların da müdahil olduğunu görüyoruz, ki bu da meseleyi daha da karmaşık hale getiriyor. Bu iki rejimin bu savaşa müdahale etmelerinin esas saikleri ve hedefi nedir?

Velayeti:

İlk önce şunu belirtmeliyim ki biz bir dizi makul ve mantıklı ilkelerle inanıyoruz. Bu ilkelerden biri bizim tüm ülkelerin toprak bütünlüğüne saygı duymamızdır ve bu, BM bildirgesinin ilkelerinden biridir ve biz de BM üyelerinden biri olarak bu ilkenin üzerinde ısrar ediyoruz; özellikle çatışma tarafları bizim Kuzey komşularımızken. Bu konuda, bir ülkenin toprakları bir başka ülke tarafından işgale uğramıştır. Azerbaycan Cumhuriyeti’nin güneyinde bazı bölgeler, yaklaşık yedi kent Ermenistan tarafından işgal edilmiştir. Bu konuda BM’de dört kararname onaylandı ve hepsinde Ermeniler, Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarından işgal ettikleri bölgeleri terk etmek ve uluslararası sınırlara geri dönmekle yükümlü hale getirilmiştir. BM üyesi olan hepimiz bu ilkelere boyun eğmemiz gerekir. buna göre de biz Ermenistan’da Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarından işgal ettikleri bölgeleri geri vermelerini istiyoruz. Bu işgalinden ardından bir milyonu aşkın Azeri vatandaş avare oldu ve yakında hepsi kendi topraklarına geri dönmeleri gerekir. Biz Filistin topraklarının siyonist rejim tarafından işgaline nasıl karşı çıkıyorsak, burada da aynı tutumu benimsiyoruz.

İkinci mesele, bu işin çözümü kesinlikle askeri yollardan olamayacağı ve ancak siyasi yollardan çözümlenmesi gerektiğidir. Dolayısıyla biz hangi taraftan olursa olsun, askeri uygulamaya karşıyız; zira bu savaşın kaybeden tarafı halktır; özellikle son günlerde sivil yerleşim merkezleri de bombardıman ediliyor. Bu savaş iki ülke halkının maslahatlarına ve bölge güvenliğine aykırıdır.

Bazıları da dışarıdan bu savaşı körüklüyor; siyonist rejim ve Türkiye gibi. Türkiye neden bu savaşın devam etmesi üzerine ısrar ediyor acaba? Türkiye eğer yapabiliyorsa, bu savaşın son bulmasına yardımcı olmalı; tabi Azerbaycan Cumhuriyeti’nin işgale uğrayan kentlerinin mutlaka kurtarılması kaydıyla.

Siyonist rejim zaten esas itibarı ile gayrı meşrudur ve başka toprakları yani Filistin’i işgal etme temeli üzerine inşa edilmiştir ve bu yüzden asla bu tür konularda görüş beyan etme hakkına sahip değildir. Bu rejim bölgede fitne çıkarmaktan başka işi yoktur ve bu bölgede bulunmaması gerekir. Ancak Türkiye’de dostlarımıza ateşe gaz dökmek yerine yardım etmelerini ve böylece biz, onlar ve bölgenin diğer ülkeleri mazlumu destekleyelim, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin işgale uğrayan bölgelerinin kurtuluşuna yardımcı olalım ve mümkün mertebe işgale uğramış bölgelerin halkın kanı pahasına kurtarılmasına müsaade etmeyelim.

Bir başka nokta, biz hem Ermenistan ve hem Azerbaycan Cumhuriyeti ile komşuyuz. Bizim maslahatımız, komşularımızın birbiriyle savaşmamalarını icap ediyor. Ermenistan bizim komşumuz; biz Azerbaycan Cumhuriyeti ile birçok ortaklığımız söz konusu; din, mezhep, tarih ve kültür gibi. Dünyada İran İslam Cumhuriyeti ve Azerbaycan Cumhuriyeti gibi bunca ortak yönü olan ve birbirine bu kadar yakın olan iki ülke seyrektir. Biz Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kaderinden kesin kaygılıyız ve bu ülkenin toprak bütünlüğünün korunması ve işgale uğrayan bölgeleri işgalden kurtarılması gerektiğine inanıyoruz. Biz Ermenistan’la da komşuyuz ve uzun ortak tarihimiz söz konusudur. Biz ne Ermeniler ve ne de Azeriler kayıp versin istiyoruz; hepsi ister Müslüman ister Hristiyan tam emniyet içinde yaşamalıdır. Azerbaycan Cumhuriyeti’nin çiğnenen hakları temin edilmeli ve işgale uğramış bölgeleri iade edilerek kan akmasına son verilmeli. İran İslam Cumhuriyeti iki komşu ülke arasında barış ve arabuluculuk için hiç bir yardımı esirgemeyecektir.

Fransa dünyanın öbür ucundan müdahale ediyor ve bu tür konuların hakkında görüş beyan ediyor. Bu meseleler Fransa’yı asla ilgilendirmez. Eğer biz bu konudan söz ediyorsak, bu iki ülkenin komşusu olduğumuz ve iki ülke halkının kaderini kaygı ettiğimiz içindir. Biz bölgenin güvensizliğe sürüklenmesi ve dünyanın başka bölgelerinden ülkelerin gelip İran’ın kuzeyinin güvenliğini Güney Kafkasya bölgesinde tehlikeye atmasına müsaade etmeyiz. Biz mutlaka bu bölgede güvensizlik yaratmaya çalışanlara karşı koyarız. Biz kesinlikle barış, başta işgal edilen bölgelerin boşaltılması olmak üzere iki ülkenin çıkarları doğrultusunda olacağına inanıyoruz. (Devamı var)

/İsmail Bendiderya