24 Haziran 2021 Son güncelleme saati 18:39 GMT پنجشنبه 03 تیر 1400
Politika
8 Mayıs 2021 18:53
İsmail Bendiderya -Yorum Dünya Kudüs Günü: Artık Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak
FHA- İngiltere 1917 yılında Balfour Deklarasyonu ile Filistin’de bir Yahudi devleti kurulmasına destek vereceğini ilan ederken henüz 1. Dünya savaşı devam ediyordu...

FHA- İngiltere’nin ne böyle bir hakkı ne de böyle bir görevi olduğu halde, bunu neden yaptığı ve buna kimlerin ve neden onay verdiği ciddi bir araştırma konusu olacak ve günümüzdeki pek çok karmaşanın giderilmesine yarayacaktır.

Ancak, İngilizler, Avrupa’nın ve özellikle tutucu Katoliklerin hiç sevmediği Yahudileri tam da yeni enerji kaynakları olan Batı Asya’nın orta yerine yerleştirerek petrol ve gaz yataklarının sahibi olan Müslüman ülkeler için daimi bir sorun kaynağı yaratmış oldu.

Bunu yaparken de Yahudilerin “Arz-ı Mev’ud” şeklindeki uyduruk inancını kullandı.

Terör ve işgal devleti Siyonist İsrail, hâlâ Yahudileri bununla motive etmekte ve tabi buna korku ve dehşet çağrıştıran ihtimalleri de eklemeyi ihmal etmemektedir.

Yani İsrail, saf Yahudileri de kullanmaktadır.
    ***
Müslümanlara ait olan bu topraklara Yahudilerin yerleştirilmesi, bölgenin bağrına bir hançer saplamaktan farksız olmuş ve süreğen bir fitne tohumu ekilmiştir.

Bunu en iyi anlatan tanımlama, merhum İmam Humeyni’nin 60 yıl önce kullandığı “İsrail, bu bölgeye yerleştirilen bir tümördür” cümlesidir.

Almanlardan zulüm gördüğünü iddia eden ve “Yahudi soykırımı” yalanını uyduran Yahudi Siyonistlerin bugün bunun bin beterini Filistin halkına reva görmesi kabul edilebilir değildir.

Kaldı ki, bugün de Filistin, özellikle Gazze, Suriye, Irak, Lübnan vb halkları bizzat terör ve işgal devleti Siyonist İsrail tarafından soykırıma uğramakta ve her nedense uluslararası kuruluşlar bu konuda 3 maymunu oynamaktadır.
   ***
Bugün terör ve işgal devleti Siyonist İsrail tarafından işgal edilen Filistin’de, insan hakları ihlalleri had safhaya ulaşmışsa bunda tüm İslam dünyasının ve insan haklarından dem vuran Batının sorumluluğu vardır.  

İsrail, dünyanın en kanunsuz kuruluşu durumundadır.

Her gün bir cinayet ve yıkıma imza atmakta, başkalarının toprak ve suyunu çalmakta, ama BM’den “hık-mık” tan başka tepki almamaktadır.

Bunun uzun sürmeyeceği ortadadır.
   ***
Yayılmacılık politikasının İsrail’e pahalıya mal olduğunu, Lübnan’da Hizbullah direnişi gösterdi ve herkesin korktuğu İsrail tam 4 kez  ard arda Hizbullah’tan ağır yenilgiler aldı.

Bunu, Hamas ve İslami Cihad karşısında İsrail ordusunun aldığı yenilgiler izledi.

Bugün artık Filistinli gruplar da birleşmekte ve işgalcilere karşı çok güçlü bir direniş sergilemektedir.
   ***
 Yani İsrail için işler tersine dönmüş durumdadır artık… 

Dün, saldıran bir İsrail vardı, şimdi “savunmaya geçen” bir İsrail var…

Savunması da çok zayıf…

Daha geçtiğimiz günlerde,  Dimona nükleer tesislerinin hemen dibindeki çok hassas bir silah fabrikasına inen füzeler, İsrail’in o anlı şanlı “Demir Kubbe” hava savunmasını delip geçti.

İsrail’in 13 kilometre güneydoğusunda Şimon Peres Nükleer Araştırma Merkezi'nin yer aldığı Dimona kenti yakınlarındaki Ebu Kureynat silah fabrikasına inen füzeler, İsrail efsanesini bir kez daha yerle bir etti…

ABD ve Avrupa’nın ultra teknolojilerini elinde bulunduran ve bir zamanlar Arapların gözünü fena halde korkutan İsrail, tepesine inen o füzeleri durduramadı… Hiçbirini havada vuramadı…

O gece Tel-Aviv’de kimse sabaha kadar uyuyamadı ve hâlâ rahat uyuyamıyor… 

İsrail tam bir panik içinde..

Haksız da değil…

Artık İsrail için her an, her şey bir anda bitebilir…

Bir zamanlar dünyanın gözleri önünde Filistinli çocukların kollarını taşlarla vura vura kıran, savunmasız bir baba-oğulu bir duvar kenarında kurşun yağmuruna tutup kalleşçe katlederken gaddarca kahkahalar atan İsrail askerleri, geceleri kabus görüyorlar…

Artık Tel-Aviv’in tepesine her an binlerce füze yağabilir…

Barıştan anlamayanlar bunu adamakıllı düşünmeli bence…

Değişen bu yeni şartlar Siyonist işgalcilere karşı giderek daha fazla mücadelenin yolunu açmakta, İsrail'in savunma, istihbarat, füze, yazılım… vb bütün gücünü çöpe atmaktadır.

İsrail efsanesi artık günbatımına doğru koşuyor…  

“Efsane” nin bir anlamının da “masal” demek olduğunu biliyor muydunuz?

“Bir varmış, bir yokmuş” yani…

E, ne demiş atalarımız: Keser döner, sap döner…
   ***
Filistin mazlumlarına olmadık zulümleri reva görenler, Sabra ve Şatilla katliamlarında kahkahalar atanlar artık rahat uyuyamıyorlar… 

İşte bu, tarihte bir dönüm noktasıdır.
   ***
 Şimdi İslam dünyası, işte bu şartlar altında bu yıl “Dünya Kudüs Günü’'nü kutluyor. 
   ***
 Bazı satılmış Arap ülkelerini yanına çekerek “Yüzyılın Anlaşması” adı altında yüzyılın zilletini imzalayan İsrail, aslında o ülkelerle zaten iç içeydi ve bu “a-normalleşme! yle aslında o “işbirlikçileri” ni açık ve rezil etti.

Bu a-normalleşme kumpasından sonra yapılan anketlere baktınız mı hiç? 

Arap ülkeleri vatandaşlarının % 92'si İsrail’ le diplomatik ilişki kurulmasına karşı olduklarını söylediler!

Bazı gerici Arap rejimleri, kendi kamuoyunun muhalefetini dikkate almaksızın İsrail’le ilişki kurdu; ama bu kısa vadeli durum, onların sonunu hızlandıran bir süreci de tetiklemiş oldu.
   ***
 Yıllar önce Müslümanları Terör ve işgal devleti Siyonist İsrail’e karşı kenetleyip birleştiren rahmetli İmam Humeyni’nin, Ramazan Ayının son Cumasını “Dünya Kudüs Günü” ilan etmesi; onun tarafından gelecek nesillere bırakılan kutlu ve fevkalade güçlü bir mirastır.

Müslümanlar bu mirasa sarılmaları halinde izzet ve onurlarına kavuşacaktır.

Nitekim bugün Dünya Kudüs Günü yürüyüşlerinin daha görkemli ve muhteşem düzenlenmesi, hatta pandemi nedeniyle binlerce onlıne konferans ve oturum düzenlenmesi Arap ve İslam kamuoyunun Filistin sorununa asla kayıtsız kalmadığını göstermektedir.
   ***

Terör ve işgal devleti Siyonist İsrail artık, karabasanlarla dolu bir gelecekle karşı karşıyadır.

Belki de bu yüzden artık dışarıdan Filistin topraklarına yönelik göçler artık durmuş ve işgal altındaki Filistin topraklarından, yani İsrail’den başka ülkelere yönelik bir ters göç dalgası başlamıştır.

Başka ülkelerden binbir vaatlerle getirilen Yahudiler, füzelerin hedefi haline gelmiş bulunan işgal topraklarını can havliyle terk edip, geldikleri yere dönüyorlar artık…
   ***
Hayat ne ilginç tesadüflerle dolu, değil mi?

İsrail artık bir iç savaşın eşiğinde!

Bunu diyen ben değilim; bizzat İsrailli yetkili!

Müslüman ülkeleri birbirine düşürmek için geceli gündüzlü kumpaslar kuran, Türkiye ve İran’da iç savaş çıkarmak için defalarca ABD’yle birlik olup girişimlerde bulunan, ABD ve Suud’u kullanarak Suriye, Yemen ve Irak’ı kan gölüne çeviren terör ve işgal devleti Siyonist İsrail için talih tersine döndü…

Ünlü Siyonist uzman Avner ben Zaken, bugün İsrail’i yöneten siyasi rejimin doğru bir rejim olmadığını ve İsrail’in artık bir iç savaşın eşiğinde bulunduğunu belirtti!

Özellikle tersine göç onları fena halde panikletmiş durumda.
   ***
Yemen Ensarullah Hareketi Lideri Abdulmelik el-Husi’nin “Adı İsrail olan bu kanser tümörü bir an önce sökülüp atılmalı. Yemen halkı, Kudüs’ün değerlerini ve Kudüs’ün özgürleştirilmesi meselesini asla unutmayacak” sözleri İsrail’ panikletmiştir.
   ***
SP başkanı Temel Karamollaoğlu’nun "Türkiye ve İran’ın hem Filistin konusunda hem de diğer birçok alanda işbirliği ile Kudüs sorununu çözebileceğine inanıyorum" sözleri İsrail’ panikletmiştir. 
   ***
Malezya Başbakanının “İsrail bir kanser tümörüdür” sözü İsrail’ panikletmiştir. 
   ***
Erdoğan’ın 2017’de söylediği “İsrail bir terör ve işgal devletidir, onlar ancak kan dökmesini bilirler” cümlesi İsrail’ panikletmiştir.
Ve…

İslam İnkılabı lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamaney’in, “ABD ve İsrail’in önümüzdeki 25 yıl içerisinde yok olacağını”  söylemesi ABD, İsrail ve bu ikilinin yerli hempalarını fena halde panikletmiş durumdadır.

Ne diyorlardı:
“Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak”
Haklılar…
Artık hiç birşey eskisi gibi olmayacak.
Kadir gecelerinin duaları kabul oluyor inşallah.

Sağlıcakla kalın efendim.