8 Ağustos 2020 Son güncelleme saati 14:24 GMT شنبه 18 مرداد 1399
26 Şubat 2020 12:07
Türkiye Sağlık Bakanlığı’ndan şok uyarı: “DNA örnekleri risk altında”
FHA- Türkiye Sağlık Bakanlığı yetkilileri plazmadan ilaç üretme tesisi olmadığı halde Kızılay’ın ihale verdiği Ethem Sancak’ın yeğenine ait olan şirketin Türkiye’den topladığı kanları Almanya’ya göndermesiyle ilgili, "Bu, DNA bilgilerinin ele geçirilmesine yol açar" uyarısında bulundu.

FHA- Türkiye Sağlık Bakanlığı’na Bağlı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun hazırladığı raporda Kızılay’ın plazmadan ilaç üretim tesisi olmamasına rağmen ihale verdiği ve Etham Sancak’ın yeğenine ait olan şirketle ilgili dikkat çeken ifadeler yer aldı. Müfettişlerin hazırladığı raporda toplanan kanların vatandaşların izni alınmadan Almanya’ya gönderildiği belirtilerek, “Bu, DNA bilgilerinin ele geçirilmesine yol açar" ifadelerine yer verildi.

Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu müfettişleri 9-12 Aralık tarihleri arasında Kızılay’ın Kuzey Marmara Bölge Kan Merkezi’nde denetim yaptı. Kurum Başkanı Hakkı Gürsöz imzasıyla Sağlık Bakanlığı, SGK, Kızılay ile Maxicells İlaç Sanayii’ne bir yazı gönderildi. 17 Şubat tarihli ve "ivedi" ibareli teftiş raporunda, Ethem Sancak'ın yeğeninin şirketinin, kanları Almanya’ya göndermesinin DNA bilgileri açısından risk yarattığı vurgulandı. Raporda, yurttaşların kanlarının bilgilendirme yapılmaksızın yurt dışına gönderilmesinin Kızılay'ın kan toplama faaliyetlerini sekteye uğratabileceği uyarısında da bulunuldu.

KIZILAY KENDİ YAPABİLECEĞİ İŞİ İHALE ETMİŞ

BirGün'den İsmail Arı'nın haberine göre müfettişler, laboratuvar kapasitesinin yeterli olmasına rağmen Kızılay'ın Sancak’ın yeğeninin şirketi ile imzaladığı sözleşmenin de revize edilmesini istedi.

Teftiş raporunda yer alan bilgilere göre, Yerli İnsan Kanı Plazmasından ilaç Üretim Projesi kapsamında Sağlık Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kızılay protokol imzaladı. Protokolle kan toplama ve ilaç üretimine uygun plazma elde etme görevi Kızılay'a verildi. Kızılay da bu iş için Ethem Sancak'ın yeğeni Murat Sancak'a ait MAXICELLS A.Ş ile anlaştı. Üç yıl boyunca protokolün gereğini yerine getirmeyen, Türkiye'de de tesis kurmayan Sancaklar’ın MAXICELLS Şirketi de Almanya’daki Biotest AG Şirketi ile plazma ve kan göndermek üzere anlaşma imzaladı.

PLAZMANIN YANI SIRA TAM KAN TEST TÜPLERİ DE YURT DIŞINA GÖNDERİLMİŞ

Bu sırada yapılan teftiş sonrası hazırlanan raporda, “İşlemlerin Biostest Şirketi’nin Almanya Tesisi tarafından yürütüleceği bilinmektedir. Protokolde belirlenen hükümler gereği Kızılay tarafından ‘yerli bağışçıdan toplanacak plazmanın yanı sıra tam kan test tüplerinin’ de yurt dışı firmasına gönderileceği anlaşılmıştır” denildi.

'TOPLUMUMUZUN DNA BİLGİLERİNİN ELDE EDİLMESİ' TEHLİKESİ

Müfettişler raporda, kanların yurt ışına gönderilmesine ilişkin riskleri sıraladı. Müfettişler, “Kanların kontrolsüz olarak Almanya’ya gönderilmesi sonrasında DNA sekanslarının analiz edilmesi durumunda ‘toplumumuzun DNA bilgilerinin elde edilmesi’, bu bilgilerden istatistiki analiz yöntemleri ile ırk özellikleri, ırka özgü ilaçlar veya kişisel tedaviye yönelik sonuç çıkarılması mümkündür” uyarısında bulundu. Raporda, “kişisel tedaviye yönelik genom analizi konulu projeler bulunduğu” da belirtildi.

KAN BANKACILIĞI TEHLİKEDE

Sağlık Bakanlığı yetkilileri plazmadan ilaç üretme tesisi olmadığı halde Kızılay’ın ihale verdiği Ethem Sancak’ın yeğenine ait olan şirketin Türkiye’den topladığı kanları Almanya’ya göndermesiyle ilgili, "Bu, DNA bilgilerinin ele geçirilmesine yol açar" uyarısında bulundu.

Sağlık Bakanlığı’na Bağlı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun hazırladığı raporda Kızılay’ın plazmadan ilaç üretim tesisi olmamasına rağmen ihale verdiği ve Etham Sancak’ın yeğenine ait olan şirketle ilgili dikkat çeken ifadeler yer aldı. Müfettişlerin hazırladığı raporda toplanan kanların vatandaşların izni alınmadan Almanya’ya gönderildiği belirtilerek, “Bu, DNA bilgilerinin ele geçirilmesine yol açar" ifadelerine yer verildi.

Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu müfettişleri 9-12 Aralık tarihleri arasında Kızılay’ın Kuzey Marmara Bölge Kan Merkezi’nde denetim yaptı. Kurum Başkanı Hakkı Gürsöz imzasıyla Sağlık Bakanlığı, SGK, Kızılay ile Maxicells İlaç Sanayii’ne bir yazı gönderildi. 17 Şubat tarihli ve "ivedi" ibareli teftiş raporunda, Ethem Sancak'ın yeğeninin şirketinin, kanları Almanya’ya göndermesinin DNA bilgileri açısından risk yarattığı vurgulandı. Raporda, yurttaşların kanlarının bilgilendirme yapılmaksızın yurt dışına gönderilmesinin Kızılay'ın kan toplama faaliyetlerini sekteye uğratabileceği uyarısında da bulunuldu.

KIZILAY KENDİ YAPABİLECEĞİ İŞİ İHALE ETMİŞ

BirGün'den İsmail Arı'nın haberine göre müfettişler, laboratuvar kapasitesinin yeterli olmasına rağmen Kızılay'ın Sancak’ın yeğeninin şirketi ile imzaladığı sözleşmenin de revize edilmesini istedi.

Teftiş raporunda yer alan bilgilere göre, Yerli İnsan Kanı Plazmasından ilaç Üretim Projesi kapsamında Sağlık Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kızılay protokol imzaladı. Protokolle kan toplama ve ilaç üretimine uygun plazma elde etme görevi Kızılay'a verildi. Kızılay da bu iş için Ethem Sancak'ın yeğeni Murat Sancak'a ait MAXICELLS A.Ş ile anlaştı. Üç yıl boyunca protokolün gereğini yerine getirmeyen, Türkiye'de de tesis kurmayan Sancaklar’ın MAXICELLS Şirketi de Almanya’daki Biotest AG Şirketi ile plazma ve kan göndermek üzere anlaşma imzaladı.

PLAZMANIN YANI SIRA TAM KAN TEST TÜPLERİ DE YURT DIŞINA GÖNDERİLMİŞ

Bu sırada yapılan teftiş sonrası hazırlanan raporda, “İşlemlerin Biostest Şirketi’nin Almanya Tesisi tarafından yürütüleceği bilinmektedir. Protokolde belirlenen hükümler gereği Kızılay tarafından ‘yerli bağışçıdan toplanacak plazmanın yanı sıra tam kan test tüplerinin’ de yurt dışı firmasına gönderileceği anlaşılmıştır” denildi.

'TOPLUMUMUZUN DNA BİLGİLERİNİN ELDE EDİLMESİ' TEHLİKESİ

Müfettişler raporda, kanların yurt ışına gönderilmesine ilişkin riskleri sıraladı. Müfettişler, “Kanların kontrolsüz olarak Almanya’ya gönderilmesi sonrasında DNA sekanslarının analiz edilmesi durumunda ‘toplumumuzun DNA bilgilerinin elde edilmesi’, bu bilgilerden istatistiki analiz yöntemleri ile ırk özellikleri, ırka özgü ilaçlar veya kişisel tedaviye yönelik sonuç çıkarılması mümkündür” uyarısında bulundu. Raporda, “kişisel tedaviye yönelik genom analizi konulu projeler bulunduğu” da belirtildi.

KAN BANKACILIĞI TEHLİKEDE

Kızılay’ın kan bankacılığı faaliyetlerinin tehlikeye düşebileceğine dikkatin çekildiği raporda şunlar kaydedildi:

“Toplumumuza gerekli bilgilendirme yapılmaksızın kan numunelerinin kullanılması durumunda Kızılay’ın rutin kan bankacılığı faaliyetlerinin sekteye uğraması olasıdır. Analiz yönünden Kızılay’ın kapasitesinin yeterli olduğu, 'Kızılay'a ait laboratuvarlarda plazma seri serbest bırakma testleri yapılabiliyor iken kan test tüplerinin Kızılay’ın sorumluluğu dışına çıkmasına gerek bulunmadığı' müşahede edilmiştir.

Ayrıca bu süreçte herhangi bir olumsuzluk yaşanması, buna bağlı olarak Kızılay'ın Türk halkı nazarındaki imajının zedelenmesine yol açabileceği, ayrıca kontrolsüz olarak genom analizi yapılması durumunda ülkemizin gelecek nesil ilaç stratejilerine olumsuz etki oluşturabileceği değerlendirilmektedir.”

'SÖZLEŞME REVİZE EDİLMELİ'

Raporun sonuç kısmında ise “Kızılay’dan plazma dışında istatistiki olarak anlamlı miktarda kan numunesi çıkmamasının ve sözleşmelerin bu doğrultuda revize edilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır” denildi.