4 Ağustos 2020 Son güncelleme saati 15:01 GMT سه‌شنبه 14 مرداد 1399
17 Haziran 2020 11:11
Fatma Çelik-Yorum Türkiye’de Sosyal medyada troll temizliği
FHA- Twitter'ın son zamanlarda bilgi kirliliğinin önüne geçme çabalarından Türkiye'de de sahte hesap sahipleri nasibini aldı ve 7 bin 340 hesap Twitter tarafından kapatıldı.

FHA- Ama bu kapatma, ilgili hesapların tek bir merkezden olduğunu ve kamuoyunu yönlendirme amacı taşıdığını tespit eden bir rapor sonucu gerçekleşti.

Şöyle ki…

Twitter'ın birlikte çalıştığı Stanford Gözlemevi (SIO), kapatılan hesaplarla ilgili özetle şu başlıkları söylediği bir rapor yayınladı:

 * Türkiye, Rusya ve Çin'de devlet destekli bazı hesaplar tespit ettik ve bu hesaplar gündeme göre kullanıcıları bir konuya yoğunlaştırma amacı taşıyor. Hatta aynı anda aynı etiketleri kullanarak, gündem olmayan içerikleri popüler yapmaya çalışıyor.
* Türkiye'de bu hesaplardan atılan tweet sayısı, yaklaşık 37 milyon.
* Bu tweetlerin bir kısmı, politika değişikliklerine destek sağlama amacı taşıyor.
* Teknik sinyallere göre, Türkiye'de AKP gençlik kolları ve merkezi bir ağ bunun sorumlusu.
Bu iddialar İletişim Bakanı Fahrettin Altun tarafından "Twitter" üzerinden yalanlansa da raporda bazı noktalar gerçekten dikkat çekici.

Dahası, son zamanlarda devlet yetkililerinin her türlü açıklamada olduğu gibi, Twitter'a karşı bir açıklamada da yine Twitter'ın tercih edilmesi, hatta Bakan Altun'un bu rapor nedeniyle Twitter'ı "ideolojik kara propaganda" aracı ilan etmesi ve bu suçlamayı da Twitter üzerinden yapması; despot liderlere adeta savaş açan Twitter'ın azımsanmayacak etki alanının olduğunun da bir göstergesi.

AKP'nin sosyal medyayı keşfi

Anılan bu hesaplardan atılan tweetlerle, referandum zamanı, Anayasa değişikliği desteklenmiş; Suriye'ye operasyonlar yapıldığı sırada, bu operasyonlara destek verilmiş; olağanüstü halin uzatılması kararlaştırıldığında #CumhurbaşkanıErdoğan etiketi ile bu karar desteklenerek tweetler atılmış.

İşin ilginci, örneğin, bu etiketle atılan tweetlerin yarısından fazlası, sadece 10 hesaptan ve bu 10 hesabın 4'ü ise aynı kullanıcıya ait.

Ortada oy verdiği partiye destekten daha fazlası olduğunu düşündüren ise teknik sinyal takibiyle ortaya çıkıyor.

 Tabi bir de kapatılan hesapların çoğunun aynı gün ve benzer kullanıcı adlarıyla açılmış olması dikkat çekiyor.

Özellikle de 2014'ten sonra bu tip hesapların sayısı zirve yapıyor.

Nedeni için ise, çok düşünmeye gerek yok. Mayıs 2013'te örgütlenme olmaksızın kendiliğinden gelişen Gezi Parkı protestolarının en etkili iletişim aracı Twitter'dı ve olayların sona ermesi ile birlikte AKP gençlik kolları, kolları sıvadı.

İşte rapor da bu savı destekleyecek veriler paylaşıyor: "Twitter'daki Türk vatandaşlarını hedef alan ve iktidar partisinin içeriğini yayan dezenformasyon kampanyasının bir ilk olmadığı, 2013 yazındaki hükümet karşıtı gösterilerin ardından da AKP'nin sosyal medya faaliyetleri için 6 bin kişiyi işe aldığı" belirtiliyor. Hatta Aktroll denilen bu grubun sıklıkla gazetecileri, politikacıları ve muhalifleri hedef aldığı vurgulanıyor.

Twitter'ın baskıcı liderlerle mücadelesi

Twitter'ın dünyada 400 milyona yakın kullanıcısı bulunuyor. Yalnızca gençler arasında hızlı iletişimi sağlamakla kalmıyor, politikacıların doğrudan seçmene ulaşmasında da aracı olarak kullanılıyor. Bu durum da ilgili platformun önemini haliyle arttırıyor.
Özellikle Başkan Trump'ın seçilmesinde sosyal medyanın rolüyle başlayan tartışmalar, bu hususta sosyal medya platformlarını da politikalarını değiştirmeye yöneltti ve Twitter, otoriterleşen devletlere görünür bir tepki ortaya koydu.
Bu yılın nisan ayında Mısır, Honduras, Endonezya, Suudi Arabistan ve Sırbistan'da bu ülkelerin iktidarlarıyla ilişkisi olduğunu tespit ettiği 20 bin hesabı kapattı. Trump'ın birkaç tweetine "doğru beyan olmadığını" belirten uyarı koydu.

Tabii bu hamleler, siyasetçilere önemli bir mesaj taşıyor.

Söz konusu mesaj da başka bir tartışmayı başlatarak, iki farklı görüşün ortaya çıkmasına yol açıyor:
Bir kesim, daha popülist bir yaklaşımla, bu platformlarda sansür olmaması ve özgürlüklerin korunması gerektiğini; diğer kesim ise, sosyal medyanın kötü amaçlarla kullanılmasının ve manipülasyon ortamının önüne geçilmesi gerektiğini savunuyor.
Politik liderler ise, seçim propagandaları için önemli bir araç olan sosyal medyada özgürlüklerini kaybetmemek için ilk görüşü destekliyor görünse de destekledikleri özgürlük fikrine ters düşerek, kendilerini ele veren Twitter'a erişim engeli koymaları veya sıkı bir denetime maruz bırakmaları an meselesi.