8 Ağustos 2020 Son güncelleme saati 18:32 GMT شنبه 18 مرداد 1399
25 Haziran 2020 12:59
Baki Sancak -Yorum Sözleşme dümeni
FHA- İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanmasının ardından ‘Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi’ (ETCEP) ile sapkınlıkta büyük rol oynayan MEB, yeni bir skandala daha imza attı.

FHA- İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanmasının ardından ‘Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi’ (ETCEP) ile çocukların zihinlerine cinsel sapkınlıkların aşılanmasında büyük rol oynayan MEB, yeni bir skandala daha imza attı. Devlet Memurları Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 14. maddesini ve 6284 sayılı kanunu kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya başlayan MEB, evrakta sahtecilik yaparak, tayin hakkı olmayan müdür ve öğretmenlerin tayinlerini gerçekleştirdi. İstanbul Sözleşmesi’nin ilgili kanunlarındaki açıkları fırsat bilen MEB’in skandallarla dolu usulsüzlüğünü yine Millî Gazete ortaya çıkardı.

TAYİN İSTEYENE, ÖNCE ‘EŞİNİ ŞİKÂYET ET’ DENİLDİ

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) yetkilileri, tayin hakkı olmamasına rağmen başka bir şehre tayin olmayı isteyen kadın öğretmen ve müdürlerden önce eşlerinden şikâyetçi olmalarını istedi, 6284 sayılı kanundan elde ettikleri hak ile eşleri tarafından tehdit edildikleri yönünde şikâyette bulunan memurlar, can güvenliklerinin olmadığı yönünde aldıkları belge ile MEB’e tayin başvurusunda bulundu. MEB içerisindeki yetkililerin desteği ile müdür ve öğretmenler istedikleri şehre tayinlerini gerçekleştirdi. O da yetmedi, aradan birkaç ay geçtikten sonra yapılan şikâyetler geri çekilerek eşinin de eş durumundan tayin olması sağlandı.

Millî Eğitim Bakanlığı’nda (MEB) yaşanan büyük usulsüzlüğü yine Milli Gazete ortaya çıkardı. İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanmasının ardından ‘Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi’ (ETCEP) ile çocukların zihinlerine cinsel sapkınlıkların aşılanmasında büyük rol oynan MEB’de şimdi de evrakta sahtecilik yapıldı. Devlet Memurları Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 14. maddesini ve 6284 sayılı kanunu kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya başlayan MEB, tayin hakkı olmayan müdür ve öğretmenlerin tayinlerini gerçekleştirdi.

TAYİNLERDE BÜYÜK KURNAZLIK

Devlet Memurları Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 14. maddesine göre kamu personelleri can güvenliğinin söz konusu olduğu durumlarda adli ve mülki amirlerin kararıyla güvenliklerinin sağlanacağı başka bir şehre tayin edilebiliyor. Kamuoyunda tartışmalara neden olan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile kadının beyanının esas alınması kanunlaşmıştı. Toplum içinde aileyi yıkan kanun olarak bilinen 6284 sayılı kanun ile bir kadın eşi tarafından tehdit edildiğini ve can güvenliğinin olmadığı yönünde şikayetçi olabiliyor. Gerçekten can güvenliğinin olmadığı durumlarda kullanılması gereken ilgili yasalardaki açıkları fırsat bilen MEB yetkilileri, tayin hakkı olmayan müdür ve öğretmenlerin tayinlerini gerçekleştiriyor.

TAYİN İÇİN ÖĞRETMENE ÖNCE ‘EŞİNİ ŞİKÂYET ET’ DENİLİYOR!

MEB yetkilileri tayin hakkı olmamasına rağmen başka bir şehre tayin olmayı isteyen kadın öğretmen ve müdürlerden önce eşlerinden şikayetçi olmalarını istiyor. 6284 sayılı kanundan elde ettikleri hak ile eşleri tarafından tehdit edildikleri yönünde şikâyette bulunan memurlar, can güvenliklerinin olmadığı yönünde aldıkları belge ile MEB’e tayin istediklerine dair başvuruda bulunuyor. MEB içerisindeki yetkililerin desteği ile kurnaz müdür ve öğretmenler istedikleri şehre tayinlerini gerçekleştiriyor. Aradan birkaç ay geçtikten sonra yapılan şikayetler geri çekilerek eşinin de eş durumundan tayin olması sağlanıyor.

“TAYİN MEB İÇERİSİNDE ÖRTBAS EDİLDİ”

Eşi hakkında yapılan usulsüz tayinin iptali için birçok başvuru yaptığını söyleyen C.K., “Mevzuat gereği bu tayinin iptal edilmesine dair yaptığım idari başvurular ise defalarca örtbas edilerek açıkça suç işlenmiştir. Konuyla ilgili soruşturma açılmasına dair müsteşarlık emri çıktı. Emrin üstünden 8 ay geçmesine rağmen hiç uygulanmamış, valilik emirleri ise hiçe sayılmıştır. Ziya Selçuk’un MEB’in başına geçmesinin ardından yaptığım başvurular ise benim ifademe dahi başvurulmadan masa başında örtbas edildi. Daha sonrasında vermiş olduğum evraklar kasten tam ters biçimde raporlara yazıldı. Bakanlığa girip dilekçe vermem dahi Teftiş Kurulu Başkanı Atıf Ala tarafından talimatla engellenmeye çalışıldı. Benim yetkililerden talebim zaten hiç yapılmamış olması gereken bu vahim işlemin iptal edilmesidir ve üzerimdeki haksız lekenin temizlenmesidir” diye konuştu.

“EVRAKTA SAHTECİLİK YAPILDI”

Yapılan usulsüz atamanın arka planını anlatan C.K., “Eşimin çalıştığı okul müdürü tarafından dönemin MEB Daire Başkanı Bekir Erdoğan telefonla aranmış ve onun “göndermesiyle” dönemin il müdür yardımcısı Ali Güngör’e -kendisi şu anda bakanlık müfettişidir- yönlendirilmiş. Hiçbir müfettiş incelemesi yapılmaksızın ve olmayan mahkeme kararı ilgi tutularak evrakta sahtecilik yapılmak suretiyle valilik oluru aldırılarak yapılmıştır. Bütün bu hususları bizzat okulun müdürü bana yazılı olarak da itiraf etti. Bizim yaşadığımız gibi 6284 sayılı kanun ile birçok MEB personelinin nokta atışı torpilli ataması usulsüz olarak da çok yaygın biçimde yapılmaktadır” şeklinde konuştu.

YÜZLERCE ÖĞRETMEN EŞİNDEN AYRI YAŞAMAK ZORUNDA KALIYOR!

MEB içerisinde yapılan kurnazlığa karşılık binlerce kamu görevlisi eşinden ayrı yaşamak zorunda kalıyor. MEB kadrosuna geçmeden önce ilk olarak doğu görevi yapmak zorunda olan sözleşmeli öğretmenler, bulundukları şehirde 3+1 yıl süre ile görev yapıyor. Atanmadan önce evlenen birçok sözleşmeli öğretmen ya eşini ya da mesleğini seçmek zorunda bırakılıyor. Evli olan birçok sözleşmeli öğretmen eşini bırakıp şehir değiştirmek zorunda kalıyor.

USULSÜZ TAYİN BELGELERİYLE ORTADA!

MEB bünyesinde gerçekleştirilen tayinlerdeki usulsüzlüğü gazetemize ulaşan C.K. belgeleriyle ortaya koyuyor. Eşinin, Psikolojik Bipolar Bozukluk hastası olduğunu ifade eden C.K. “Eşim kendini öldürmeye kalkışınca hastaneye götürdüm ve kendisine hâkim tarafından zorunlu tedavi kararı verildi. Kendi okulundaki bazı müdür ve öğretmen arkadaşları eşime şiddet uyguladığımı iddia ederek hâkim kararını çiğnemiş ve mevzuata da aykırı biçimde bir de üstüne sözde can güvenliğinin olmadığı gerekçesiyle yarım gün içinde üstündeki kıyafetlerle otobüse bindirilip gönderilerek il dışına tayin edildi” diye konuştu.

USULSÜZLÜK BELGELERİYLE ORTADA!

Gazetemize ulaşan C.K. MEB içerisinde bir kadın müdürün yarım günde başka bir ile tayin edildiğini belgelerle ortaya koydu.

C.K., “MEB’e bağlı bir okulda çalışan eşimin psikolojik rahatsızlıkları vardı. İntihara kalkışınca hastaneye yatırdık. Ardından okul müdürü ve bazı öğretmen arkadaşları eşime şiddet uyguladığımı iddia ettiler. Sözde can güvenliğinin olmadığı gerekçesiyle yarım gün içinde il dışına tayin edildi. Bunu da dönemin MEB yetkilileri aracılığı ile evrakta sahtecilik yaparak gerçekleştirdiler” dedi.