8 Ağustos 2020 Son güncelleme saati 14:03 GMT شنبه 18 مرداد 1399
25 Haziran 2020 13:23
Abdülkadir Özkan -Yorum ABD’nin utanmasını beklemek mümkün mü?
FHA- Sık sık ABD’nin terör/terörist seviciliğine, terör örgütlerinin yanında yer alışına dikkat çekmeye çalışıyoruz.

FHA- Bu düşmanca tavırları biz tekrar tekrar hatırlatmaktan usandık ama öyle görünüyor ki, ABD’nin bundan usanmayacağı kesinleşmiş durumda. Elbette, bu terör sevicilikten usanmasını, hatta utanmasını beklemek insana doğal bir davranış gibi görünse de ABD’nin kuruluşundan bu yana sergilediği tavır hatırlandığında onların utanıp utanmamakla bir ilgisi olmadığını,

ABD’nin tüm tepki ve söylemlerini sadece çıkarlarının belirlediğini söylemek yanlış olmayacaktır. Dünkü yazımda dikkat çekmeye çalıştığım ABD’nin Suriye ve Libya’daki tutumunun hemen ardından aynı gün bu defa da Türkiye’nin Kuzey Irak’ta terör yuvalarına karşı yürüttüğü Pençe Operasyonu’nu durdurma çağırısına Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada utanç verici ve PKK propagandası yapmak olarak nitelendirilmiş. Bu nitelendirme doğru olmakla birlikte ABD’den farklı bir tavır beklemenin mümkün olmadığını bir kez daha hatırlatmak yanlış olmayacaktır.

Ayrıca Suriye’de TSK ne zaman terör örgütlerini sınırlarımızdan temizlemek için harekete geçmiş, başarılı sonuçlar almaya başlamış ise hemen başını ABD’nin çektiği Rusya ve bazı AB ülkelerinin harekete geçerek TSK’nın harekâtını durma ve meselenin masada görüşülmesi çağrılarının çeşitli kereler yaşandığı, ama her seferinde de sadece terör örgütlerinin nefes almasına hizmet edildiği, verilen sözlere rağmen teröristlerin sınırımızdan temizlenmediği gerçeğini dün de hatırlatmıştım. Sanki yazdıklarımızı doğrulamak için aynı gün ABD Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu’nun Kuzey Irak’ta PKK’ya karşı yürütülen Pençe-Kartal ve Pençe Kaplan Operasyonu’nu acilen sonlandırılmasını istemelerine haklı olarak başta Dışişleri Bakanlığımız olmak üzere tepki yağdı.


Özellikle Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, “PKK/YPG/PYD’nin bölge halklarına zulmünü görmezden gelip, mücadelemizin eleştirmesi utanç vericidir. Terör örgütünün borazanlığının yapılmasını kabul etmiyoruz.” Washington Büyükelçimiz Serdar Kılıç’ın da, “YPG/PKK’nın Suriye’de yüzlerce sivili öldürürken ölü sessizliği yaşıyordunuz. Seçici ahlakınız ahlaksızlıktır. Yazıklar olsun size” sözleriyle tepki gösterdi. Açıklamalar dikkatlice okunduğunda aslında bizim dikkat çekmeye çalıştığımız ABD ikiyüzlülüğüne vurgu yapılmış oluyor.

Verilen bu tepkiler yerinde tepkiler. Ancak, ABD’nin bu tavrının bilinmeyen, sürpriz bir tarafı yoktur. Bu bakımdan önemli olan ABD’nin bu ikiyüzlü ve Türkiye düşmanı tavrı karşısında bizim ne yapmamız gerektiğidir. Ancak bu ikiyüzlülüğe, ABD ile birlikteliğimiz sebebiyle uğradığımız yanılmalara rağmen Libya’da bu ülke ile birlikte hareket etme kararı veriliyor ise o zaman ortada bir terslik var demektir. Çünkü ABD’nin bölgemizde Türkiye’nin dostu gibi görünerek teröristlerin yanında hareket ettiğinin bilinmeyen bir yanı kalmamıştır. Bundan sonrada ABD ile ilişkilerimizden Türkiye’nin kârlı çıkması söz konusu değildir.

Açıktan bir zarar söz konusu olmasa bile ikide bir hayal kırıklığı yaşamının psikolojik sonuçları vardır. Böylesine dostluktan çok düşmanlığı görülen bir ülkenin vazgeçilemez gibi algılanması yanlıştır. ABD ile bunca uğradığımız zarara rağmen birlikte olmak gibi bir mecburiyetimiz varsa bunun topluma anlatılması gerekiyor. Elbette ülkemizin daha büyük zararlara uğramasını kimse istemez. Ancak, gözümüzün içine baka baka sınırımızın hemen ötesinde terör örgütü mensupları ile kol kola poz veriliyor, bunun da ötesinde ülkemizin teröristleri temizlemek için başlattığı harekâta son verilmesi isteniyorsa bunu isteyenlerin dost ve müttefik olamayacaklarının kesin hükmü verilebilmelidir.