23 Eylül 2020 Son güncelleme saati 04:20 GMT چهارشنبه 02 مهر 1399
16 Eylül 2020 12:09
İsmet Özçelik -Yorum ‘Sanık Kenan Evren!’
FHA- Cumartesi günü; 12 Eylül darbesinin 40. yılıydı. “Amerika’nın çocukları”nın yaptığı;Darbenin yıldönümü.

FHA - 12 Eylül darbesinde;

Bir milyona yakın kişi işkenceden geçti.

Onbinlerce kişi yıllarca hapis yattı.

Büyük acılar çekildi.

Çok sayıda kişide izi kaldı.

FİLİZ OTYAM

12 Eylül akşamı Filiz Otyam’la konuştuk.

Üzgündü.

Eşi Fikret Otyam’a bu yıl gidememişti.

Koronavirüs salgını geçer geçmez;

Hacıbektaş’a;

Fikret Otyam’ın mezarına koşacağı günleri;

Dört gözle bekliyordu.

Salgın geçmese de bir yolunu bulacak;

“Baba”yı yalnız bırakmayacaktı.

ESKİ GÜNLERİ ANDIK

Filiz’le 12 Eylül günlerini konuştuk.

Epeyce anımız birikmiş.

Laf lafı açtı.

Aramızda epeyce uzaklık vardı.

Gelmiş gitmiş gibi olduk.

Otyamlar, 12 Eylül’de Gazipaşa’da yaşıyordu.

Fırsat buldukça birlikte olurduk.

“Baba” (Fikret Otyam) Evren’e çok kızıyordu.

Onunla ilgili bir şeyler yapacaktı.

Ama koşullar uygun değildi.

İçi içini yiyordu.

Bir gün avdan yeni dönen balıkçılardan;

Taze Çingene palamudu almıştı.

Akşam o pişirdi, biz yedik.

O gün söylediklerini yazamam.

Ama konuştukça içinin rahatladığını biliyorum.

O FOTOĞRAF

Baba çok güzel bir fotoğraf çekmişti.

Urfa’da Balıklıgöl’ün kenarında;

Bir adam sigara içiyordu.

Fotoğraf siyah beyazdı.

Baba’nın fotoğrafa bakarkenki mutluluğu;

Hep gözümün önündedir.

EVREN KOPYALAMIŞTI

12 Eylül’ün görkemli(!) lideri Evren,

Marmaris’te resim yapmaya(!) başlayınca;

İzin almadan o fotoğrafı kopyalamıştı.

Baba çok öfkelenmişti.

İzin almadan nasıl yapardı.

Yapılan resmen hırsızlıktı.

Üstelik de bu resmi işadamı Halis Toprak’a;

Yüksek fiyata satmıştı.

Resim düpedüz sahteydi.

Evren’i mahkemeye verdi.

Haberi öğrenince aradım.

Çok keyifliydi.

“Mübaşir mahkeme kapısında bağıracak:

‘Sanık Kenan Evren!’

Bundan daha mutluluk olur mu?

O işkence görenlerin;

Onların analarının intikamını alacağım” dedi.

MAHKEME KORİDORU

Bundan sonra ne olduğunu;

Filiz Otyam şöyle anlattı:

“Suç mahalli Marmaris olduğu için;

Dava Marmaris’te görülü.

Adliye’ye gittik.

Duruşma salonunun kapısında bekliyoruz.

Fikret, ben ve avukatı.

Mübaşir çağırmaya başladı.

‘Sanık Kenan Evren’ deyince;

Fikret’in mutluluğunu görmeliydiniz.

Dediğini yapmıştı.

KARAR

Fikret 1 liralık tazminat istiyordu.

Antalya’da Şair Metin Demirtaş;

Bizi akşam yemeğe çağırmıştı.

Televizyonda bir kanal.

Ahmet Hakan haber sunuyor.

‘Fikret Otyam Kenan Evren’i;

1 lira tazminata mahkum ettirdi’ dedi.

Fikret hemen kanala telefon açtı.

Yayına bağlanmak istediğini söyledi.

Bağladılar. Ahmet Hakan;

‘Sayın Evren’le konuştum.

Tazminatı ödeyecek misiniz diye sordum.

1 lira piyasada yokmuş olsa verecektim dedi.

Ne düşünüyorsunuz?’ diye sorunca;

Fikret şu karşılığı verdi:

‘1 liranın üstünde Atamın fotoğrafı var.

Yoksa ben ona;

O lirayı ne yapacağını söylerdim.’

Ahmet Hakan şaşırmıştı.

Hemen teşekkür edip görüşmeyi kesti.”

12 Eylül’den sonra bir ilkti.

12 Eylül ve Fikret Otyam.

Baba’nın gözü açık gitmedi.