24 Ocak 2021 Son güncelleme saati 00:36 GMT يکشنبه 05 بهمن 1399
Dünya
2 Aralık 2020 13:42
İsmail Bendiderya -Yorum İranlı Fizik Profesörüne Terör Saldırısının Arka Planı ve Neden Şimdi?
FHA- İran’ın önde gelen nükleer bilimcilerinden Profesör Muhsin Fahrizade’nin bu Cuma; 27 Kasım 2020’de akşama doğru Tahran’a döndüğü Demavend kentinin Abserd ilçesinin çıkışında, kalleşçe pusuya düşürülerek bir suikast sonucu şehit düşmesi üzerine bölgede, özellikle İsrail ve avenelerinde ilginç bir telaş ve panik başladı.

FHA- Aveneleri derken; son günlerde alenen Terör ve işgal devleti Siyonist İsrail’in önüne yatıp ona köle olduğunu resmen ilan eden Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn’i de kastediyorum.
   ***
ABD, İsrail ve Avaneleri Neden Panikledi Ki?

Profesör Fahrizade'ye yönelik suikastın ardından, ABD'ye ait USS Nimitz uçak gemisine alelacele Ortadoğu'ya dönme emri verildi. Oysa USS Nimitz ve beraberindeki savaş gemileri grubu, kısa bir süre önce Hindistan Donanması ile birlikte Malabar Tatbikatı'na katılmak üzere Körfez'den ayrılmıştı.

Devasa bir uçak gemisiyle ona eşlik eden onlarca savaş gemisinden oluşan bu gemi grubunun bölgeye geri dönme kararının yegane nedeni; bu terör olayında doğrudan payı olan İsrail’le değil avenelerinin haklı paniklemeleridir.
   ***
İran Karşılık Verecek Mi?

Bu terör saldırısının hemen ardından bir mesaj yayımlayan İran Genel Kurmay Başkanı General Bakıri bu cinayeti işleyenlerden ağır bir şekilde intikam alınacağını belirtti.

İslam İnkılabı lideri Ayetullah Hamenei de bunun hesabının hem “azmettiricilerinden, hem uygulayıcılarından”  sorulacağını duyurdu.
İran medyasında hemen “derhal intikam” başlıkları dikkat çekerken, yabancı medyada “müzakere kapıları” eklemeli haber ve yorumlaın boy göstermeye başlaması da ilginçti.

İran halkı bu büyük bilim adamının kanının yerde kalmamasını isterken, yabancı medyanın müzakereden sözetmesi; bu hain saldırının altında yatan nedenlerin en önemlisinin de şifresini çözmüş oluyor:
İran’ı ABD ve İsrail karşısında dize getirmek.
Bunu başarabilirler mi?

Tam 41 yıldır, üstelik İran’ın en zayıf anlarında bunu yapamayanların, şimdi bunca güçlenmiş bir İran’a bunu dayatamayacakları apaçık ortada.
O halde?

   ***

Planlayan, Çok İnce Planlamış

Bu kertede “O halde?” sorusunun orta yerinde Mossad duruyor.
Malum medya, ilk satırlarında bunu Trump’ın giderayak bir deliliği olarak yorumladı veya öyle algılanmasını istedi.
Peki, işin aslı bu mudur?

ABD’nin İran’la böyle bir toslaşmaya gidemeyeceği, General Süleymani suikastinde net belli oldu.
Bu nedenle, soruyu doğru şekilde şöyle sormak gerekir:
Bu;Trump’ın Giderayak İsrail Lobisi’ne Kıyağı Mı, Yoksa, Mossad’ın Tam da Bu Yanıltmacayla İşi ABD’nin Üzerine Yıkma Planı Mı?
Buna siz karar verin.

   ***

İran Karşılık Verir Mi?

“İran bu çirkin terör saldırısına karşılık verir mi?”  sorusunun cevabı nettir.
Daha önce benzeri olaylar yaşadı ve hepsine misillemede bulundu.
Bunun en son örneğini, Irak’ta terör saldırısına uğrayan General Kasım Süleymani olayında gördük.
Kasım Süleymani toprağa verilmeden, ABD’nin Irak’taki en büyük askeri üssü İran füzeleriyle yerle yeksan oldu, çok sayıda ABD askeri ve milyarlarca dolarlık teçhizat havaya uçtu.

   ***
Korona’yla Mücadele Kurulundaydı

İran Savunma Bakanı General Hatemi yaptığı açıklamada, şehit Fahrizade’nin; bakanlığın korona virüs salgını ile mücadele meydanında öncü yetkililerden biri olduğunu ve bakanlık bünyesinde korona virüs teşhis kiti grubunun; Fahrizade’nin yönetiminde çalıştığını belirtti.
Bugüne kadar Korona savunmasından dolayı teröre uğrayan kimse olmadı.

İranlı Profesör Fahrizade, bu konuda da bir ilk teşkil ediyor ve onu katleden ABD’yle İsrail’in de kanlı dosyasına bu da eklenmiş oldu.

   ***
BM’den Münafıkça Açıklama

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Fahrizade suikastine tepki gösterirken zalimle mazlumu aynı kefeye koydu ve bu terör saldırısını kınayıp lanetleyeceği yerde; katille maktule aynı çağrıyı yaptı: Sakin olun!”

Hak Cuma günü hain suikastle ilgili yaptığı açıklamada BM tüm taraflardan sağduyulu davranmalarını ve bölgede gerginliği tırmandıracak her türlü hareketten kaçınmalarını istediğini belirtti.

Bu terör saldırısı sadece İran’ı değil, dünya emperyalizmine direnen ve bağımsızlığı uğruna bedel ödeyen herkesi, her devleti ve her milleti de ilgilendiriyor aslında.

Çünkü bu bir direniş ve hayatta kalma savaşıdır aynı zamanda.

Bu nedenle de ülkemizin en üst düzey ağızlarından bu menfur cinayetin kınanması, bizim de nerede durduğumuzu tescilleyecek ve İran halkının kalbinde ve beyninde gereken izleri bırakacaktır.

Bu bağlamda, Dışişleri Bakanlığımız ve Meclis Başkanımız Mustafa Şentop tarafından, şehit Fahrizade suikastini kınama açıklamasının yapılması ve bu cinayetin “terör saldırısı” olarak nitelenmesi gayet yerinde olmuştur.  

   ***
Bu iğrenç terör olayının hem İran iç ve dış politikası, hem bu terörün doğal zanlıları olan ABD ve İsrail’le aveneleri konusunda konuşulması gereken çok boyutları var.

Olay tam olarak nasıl gerçekleşti? Fahrizade’nin yanında kimse var mıydı? Koruma yeterli miydi? Kaç kişi vardı? Kaç kişi öldü? Terörü gerçekleştirenler kaçmayı başardı mı?.. İran buna nasıl bir karşılık verecek? Korkakça ve sessizce mi, yoksa göstere göstere ve açıkça bir misillemeyle mi?

Bu soruların da cevabını irdelememiz gerek.
Fakat tam da bu yazıyı yazdığım sırada elime ulaşan habere göre İran parlamentosu, şimdi acil bir oturuma davet edilmiş bulunuyor.
Konu, tam da yukarıda tahmin ettiğim gibi, bu terör saldırısına nasıl karşılık verilmesi gerektiği”yle ilgili!

Bu nedenle, bu önemli gelişmeyi de yakından izlemek ve son durumu birkaç saat sonra sizlerle paylaşabilmek için yazıya burada bir virgül koyuyorum, şimdilik sağlıcakla kalın.