23 Nisan 2021 Son güncelleme saati 10:30 GMT جمعه 03 اردیبهشت 1400
28 Şubat 2021 15:09
Tarihe Damga Vuran Dava Adamı; Erbakan... Vefatının 10. Yılında Prof Necmettin Erbakan
FHA- Türkiye’nin Müslüman siyasetçisi ve Saadet Partisi Eski Genel Başkanı, 54. Hükümeti Başbakanı ve Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın ahirete irtihalinin üzerinden 10 yıl geçti.

FHA- Türkiye ve İslam dünyası için ortaya koyduğu fikirlerle çığır açan ve her zaman İran’ı destekleyen ve İran halkından da daima destek ve sempati gören  Milli Görüş Hareketi’nin lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, vefatının 10’uncu sene-i devriyesinde anılıyor

Necmettin Erbakan... Türk ve dünya siyasetine adeta damgasını vurmuş bir lider... Siyasi hayatı boyunca, dünya Müslümanlarını bir araya getirmek için yoğun bir çaba ortaya koyan Necmettin Erbakan, İslam aleminin siyasi, teknolojik, kültürel ve para birliği idealini savundu. 

Saadet Partisi Eski Genel Başkanı, 54. Hükümetin Başbakanı, merhum Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan ahirete irtihalinin 10. yılında rahmet ve minnetle anılıyor. 

Fikir babası olduğu D-8 oluşumuyla Türk ve Müslüman alemine "kurtuluş reçetesi" sunan Erbakan, dünya üzerindeki yaklaşık bir buçuk milyar Müslümanı tek çatı altında toplamayı hedefledi. 

Türk siyasetine ideolojisi ve üslubuyla yeni bir heyecan getiren Necmettin Erbakan, 29 Ekim 1926'da Sinop'ta doğdu. Babasının ağır ceza reisi olması dolayısıyla çocukluğu farklı şehirlerde geçen Erbakan, Kayseri Cumhuriyet İlkokulu'nda başladığı ilkokul eğitimini Trabzon'da tamamladı.

1943'te birincilikle tamamladığı İstanbul Erkek Lisesi'nin ardından sınavsız geçiş hakkı olmasına rağmen İstanbul Teknik Üniversitesi'ne sınavla girdi. Sınav sonucuna göre, doğrudan ikinci sınıftan başlatılan Erbakan, 1948'de mezun olduğu aynı üniversitenin Makine Fakültesi Motorlar Kürsüsü'nde asistan olarak görev üstlendi.

Necmettin Erbakan kimdir?

Erbakan Hoca 27 Şubat 2011'de vefat etti

17 Ekim 2010'da yapılan Saadet Partisi Olağanüstü Büyük Kongresinde yeniden genel başkan seçilen Necmettin Erbakan, 28 Şubat post-modern darbenin yıl dönümü arifesinde solunum yetmezliğine bağlı, kalp ve çoklu organ yetmezliği sebebiyle 27 Şubat 2011'de Ankara Güven Hastanesi'nde vefat etti.

Erbakan Hoca, 1 Mart 2011'de vasiyeti üzerine devlet töreni yerine İstanbul Fatih Camii'nde düzenlenen 2,5 milyon kişinin katıldığı cenaze töreninin ardından son yolculuğuna uğurlandı. Merkezefendi Mezarlığı'nda defnedilen Erbakan Hoca, her yıl vefatının yıl dönümünde Erbakan Haftası etkinlikleri kapsamında Saadet Partisi ve Milli Görüşçü Kuruluşlar tarafından çeşitli anma ve anlama programları ile anılıyor. 

Erbakan Hoca bugün Ankara'da anılacak

Saadet Partisi, bugün Ankara'da 19.30'da sınırlı sayıda davetlinin katılacağı anma ve anlama programında anılacak. Program, Saadet Partisi Youtube kanalı ve bir çok televizyonda aynı yayınlanacak. Erbakan Hoca, kabri başında düzenlenen dua programının yanı sıra dün Eyüp Sultan Camii'nde düzenlenen Kur'an-ı Kerim tilaveti ile de anıldı. 

   ***

 

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, 54. Hükümetin Başbakanı, Saadet Partisi Eski Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın ahirete irtihalinin 10. yılında bir mesaj yayımladı.

Saadet Partisi lideri Karamollaoğlu, "Onun "Yaşanabilir Türkiye" ideali kutuplaşan değil kucaklaşan, farklılıkların tehdit olarak değil zenginlik olarak görüldüğü, üstünlük ve kibrin değil kardeşliğin esas alındığı ve özgürlüklerin hakim olduğu bir Türkiye'ydi. Ahlakı, nezaketi ve üslubu ile bizlere örnek bir yaşam bıraktı." ifadelerini kullandı. 

ERBAKAN İLİM VE FİKİR ADAMI OLARAK ÇIĞIR AÇTI

Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi: 

Necmettin Erbakan şahsım için sadece bir lider değil aynı zamanda bir ağabey, bir dost, bir yol arkadaşıydı. Bugün böyle müstesna bir şahsiyetin ahirete irtihalinin 10. yıl dönümünün içerisindeyiz. Necmettin Erbakan yaşadığımız dünyada siyaset adamı olarak, ilim adamı olarak ve fikir adamı olarak çığır açtı. Yaşanabilir Türkiye idealini gerçekleştirmek ülkemizin ve tüm insanlığın saadetini tesis etmek için son nefesine kadar mücadele etti. Onun "Yaşanabilir Türkiye" ideali kutuplaşan değil kucaklaşan, farklılıkların tehdit olarak değil zenginlik olarak görüldüğü, üstünlük ve kibrin değil kardeşliğin esas alındığı ve özgürlüklerin hakim olduğu bir Türkiye'ydi. Ahlakı, nezaketi ve üslubu ile bizlere örnek bir yaşam bıraktı. Bugün bu sebeple dünyanın dört bir yanında milyonlar kendisini hayırla yad ediyor. Bu duygu ve düşüncelerle muhterem Erbakan Hocamızı vefatının 10. sene-i devriyesinde rahmet, minnet ve özlemle anıyorum.

Türkiye siyasetinde ender bir yere sahip olan, yaşamı boyunca Müslümanların vahdeti, selameti ve kalkınması için geceli-gündüzlü çalışan Milli Görüş Hareketi’nin lideri, 54. Hükümet’in başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, vefatının 10’uncu sene-i devriyesinde çeşitli etkinliklerle anılıyor. 

Ekonomik Kalkınma, Ağır Sanayi Hamleleri, Tam Bağımsızlık Adil Düzen ve Yeniden Büyük Türkiye gibi fikirleriyle başlattığı siyasi hayatında, küresel emperyalizm ve Siyonizm ile mücadele onun için en öncelikli meselelerdi.

İslam dünyasının içinde bulunduğu tabloyu en iyi okuyan ve bu tablonun Müslümanların yararına nasıl dönüştürüleceği konusunda çaba gösteren büyük bir dava adamıydı.

Hayatının tamamında üstün başarılara imza atan Erbakan'ın en büyük hayali İSLAM BİRLİĞİ idi. Nitekim iktidara geldiği anda hayalini gerçekleştirmek için ilk adımı attı ve küresel güçleri endişelendiren, ancak Müslümanları heyecanlandıran D-8 projesini açıklar.

Necmettin Erbakan'ın fikir babası olduğu D-8 nedir?

D-8, nüfuslarının çoğunu Müslümanların oluşturduğu ülkelerin bir araya gelerek kurduğu bir uluslararası örgüt.

Adından da anlaşılabileceği gibi örgütün sekiz üyesi bulunuyor: Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya.

D-8'in temelleri, Ekim 1996'da dönemin başbakanı Necmettin Erbakan'ın davetiyle bu ülkelerin temsilcilerinin katılımıyla İstanbul'da düzenlenen "Kalkınmada İşbirliği Konferansı"nda atıldı.

Örgütün resmi kuruluşu ise Haziran 1997.

6 temel ilke

D-8 fikrinin temelini, Erbakan'ın "İslam Birliği" hedefi oluşturuyor. Erbakan, Soğuk Savaş'ın ardından yeni bir dünya düzeni kurulması gerektiğini ve Müslüman ülkelerin bu düzende güçlerini birleştirerek daha etkin bir rol oynayabileceğini savunuyordu. D-8'lerin bayrağında altı yıldız yer alıyor ve bunlar örgütün 6 temel ilkesini sembolize ediyor:

Savaş değil, barış

Çatışma değil, diyalog

Çifte standart değil, adalet

Üstünlük değil, eşitlik

Sömürü değil, işbirliği

Baskı ve tahakküm değil, insan hakları, hürriyet ve demokrasi

Erbakan 'Aydınlığa açılan kapı gibi' demişti

Eski başbakanlardan Necmettin Erbakan, "20. yüzyılın gerçeklerinin ve alınması gereken derslerin D-8'in doğuşunun gerekçesi olduğunu söylemiş, "D-8'ler, 20'nci yüzyılın en önemli olaylarından birisi ve 20'nci yüzyılın 21'inci yüzyıla en kıymetli hediyesidir" demişti.

Erbakan, "D-8'lerin kurulması baştan sona harplerle ve çatılmalarla geçen 20'nci Asrın sonunda, aydınlığa açılan bir kapı gibidir. Dünyada artık huzur, barış ve saadetin tesisi için, bir an evvel yanlışlardan vazgeçilmesi doğrulara dönülmesi ve Yeni bir Dünyanın kurulması gerekmektedir ve D-8 hareketi bu manada bir çalışma olarak değerlendirilmelidir" diye konuşmuştu.

D-8'e 2014'te Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda "Gözlemci Statüsü" verilmişti.

Bir dava adamı olan Necmettin Erbakan kimdir?

Necmettin Erbakan 29 Ekim 1926 tarihinde Sinop Kadı Vekili Mehmet Sabri ile Kamer Hanım’ın oğlu olarak Sinop’ta dünyaya geldi. Babası Mehmet Sabri Bey, Adana’nın Kozan ve Saimbeyli bölgesinde uzun süre hüküm sürmüş olan Selçuklu Türklerinin Kozanoğulları soyundan; Annesi ise Sinop’ un ileri gelen ailelerindendi.

İlkokula Kayseri’de başlayan Erbakan, babasının tayininden sonra ilkokul öğrenimini Trabzon’da tamamladı. 1943 Yılında İstanbul Erkek Lisesi’ni birincilikle bitirdi. Üniversiteye sınavsız giriş hakkı kazanmasına rağmen kendisi sınava girmeyi tercih etti ve bu sınavı üstün başarıyla vererek üniversite öğrenimine ikinci sınıftan başladı.

1948 yılı yaz döneminde, İTÜ Makine Fakültesinden üstün başarı ile mezun olan Erbakan, aynı yılın 1 Temmuzunda Makine Fakültesi Motorlar Kürsüsünde asistan olarak göreve başladı. 1948 ile 1951 yılları arasında yeterlilik tezini hazırladı. Bu süreçte ders verme yetkisi sadece doçent ve profesörlere ait olmasına karşın, kendisine özel bir izin çıkarılması üzerine daha asistan iken Makine Fakültesinde ders vermeye başladı.

İTÜ Erbakan’ı 1951 yılında Aachen Teknik Üniversitesinde ilmi araştırmalar yapmak, bilgi ve tecrübesini artırmak üzere Almanya'ya gönderdi. Almanya’da bulunduğu süre içerisinde Alman ordusu için araştırma yapan DVL araştırma merkezinde Profesör Schimit ile birlikte çalışmalar gerçekleştirdi ve hazırlamış olduğu doktora tezi ile Alman üniversitelerinde Doktor unvanını kullanmaya hak kazandı.

Alman Ekonomi Bakanlığı için motorların daha az yakıt kullanımı konusunda araştırmalar yapan ve bu konuda ilgili bakanlığa bir rapor sunan Erbakan’ın bu dönemde yazdığı dizel motorlarda püskürtülen yakıtın nasıl tutuştuğunu matematiksel olarak izah eden doçentlik tezi Alman ilim çevrelerinde büyük ilgi gördü.

Tezin akademik dergilerde yayınlanmasının ardından, o tarihlerde Almanya’nın en büyük motor fabrikası olan DEUTZ motor fabrikalarının genel müdürü Prof. Dr. Flats tarafından Leopar tanklarının motorları ile ilgili araştırmalar yapmak üzere bu fabrikaya davet edildi. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Alman üniversitelerinde ilk Türk ilim adamı olan Erbakan, 1953’te doçentlik sınavını vermek üzere Türkiye’ye döndü ve bu sınavı başarıyla vererek henüz 27 yaşındayken Türkiye’nin en genç doçenti oldu.

Araştırmalar yapmak üzere tekrar Almanya’ya giden Erbakan, burada yaklaşık 6 ay motor araştırmaları başmühendisi olarak görev yaptı. 1954-1955 yılları arasında askerlik görevini yerine getirdi.

1956 yılında Gümüş Motor A.Ş’ yi kurarak burada Türkiye’nin ilk yerli motorunu üretti. 1960 yılında Ankara’da yapılan Sanayi Kongresinde Gümüş Motorun yaptığı imalatları sunan Erbakan, Türkiye’de otomobil yapımı fikrini ortaya attı ve bu fikrin o zamanın yönetimince revaç görmesi üzerine Eskişehir Demiryolları CER atölyesinde “Devrim Otomobili” adıyla ilk yerli otomobili imal etti. 1965 yılında profesör oldu. 1967 yılında Nermin Erbakan ile evlendi ve aynı yıl Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Genel Sekreterliğine seçildi.

Siyasi hayatı

1969 yılında TOBB başkanlığına seçilen Erbakan, hükümetin seçimleri iptal etmesi nedeniyle başkanlıktan ayrılmak zorunda kaldı. Aynı yıl içinde Konya’dan bağımsız milletvekili olarak seçilerek siyasete girdi.

17 Ocak 1970’te Milli Nizam Partisini (MNP) kurdu. MNP 1971 darbesi döneminde Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılınca Erbakan 1972 yılında aynı kadroyla Milli Selamet Partisini (MSP) kurdu ve 1973 seçimlerinden oy alarak 48 milletvekili ve 3 senatörle meclise girdi.

1973 seçimlerinden sonra Bülent Ecevit’in liderliğindeki CHP ile MSP hükümet ortağı oldu ve Erbakan bu hükümette devlet bakanı ve başbakan yardımcısı olarak görev yaptı. Bu dönemde Kıbrıs Harekâtı’nın yapılmasını savunan Erbakan’ın harekât sonrası adanın tamamının alınması konusunda ısrarcı olması sonucu Erbakan ile Bülent Ecevit arasında görüş ayrılığı yaşandı ve 17 Kasım 1974’te CHP-MSP koalisyon hükümeti dağıldı.

CHP-MSP koalisyonunun bozulmasından sonra kurulan dörtlü koalisyonda yine Başbakan yardımcılığı ve Ekonomik Kurul Başkanlığı görevlerinde bulunan Erbakan, aynı görevini 5 Haziran 1977 seçimlerinden sonra kurulan üçlü koalisyonda da devam ettirdi.

12 Eylül’de askerlerin yönetime el koyması ile bir süre İzmir Uzunada’da gözaltında tutuldu. 1982 anayasası gereğince kendisine on yıl siyaset yapma yasağı getirildi. 6 Eylül 1987’de yapılan halk oylaması neticesinde yeniden siyasete döndü ve 1983 yılında kurulmuş olan Refah Partisinin 11 Ekim 1987’de yapılan kongresinde oy birliği ile partinin genel başkanlığına getirildi.

20 Ekim 1991 seçimlerinde tekrar Konya’dan milletvekili seçildi. Erbakan siyasi hayatındaki en büyük seçim başarısını Refah Partisi başkanı olarak girdiği 1995 seçimlerinde gösterdi. Bu seçimlerde % 21.37 oy alan Refah Partisi 158 milletvekili ile birinci parti oldu. Bu seçimlerden sonra DYP ile kurduğu Refahyol hükümetinde 28 Haziran 1996’da başbakan olarak göreve başladı. 1996-1997 yılları arasındaki Başbakanlık dönemi, 28 Şubat dönemi ve post-modern müdahale olarak nitelenen süreç ile son buldu.

1998 yılında Refah Partisi’nin kapanmasıyla birlikte beş yıl siyasi yasaklı olan Erbakan, 2003 yılında bu yasağının bitmesiyle Recai Kutan başkanlığında kurulan Saadet Partisinin Genel Başkanlığına seçildi. 2004’ ten sonra bir süreliğine ara verdiği bu görevine 17 Ekim 2010 tarihinde geri döndü.

Erbakan'ın vefatı

Yaşının ilerlemesi ile birlikte sağlık durumu giderek kötüleşen Necmettin Erbakan, tedavi gördüğü hastanede kalp yetmezliği nedeniyle 27 Şubat 2011 günü vefat etti. Türk akademik hayatında bilimsel çalışmaları ve siyaset dünyasında Milli görüş çizgisi ile iz bırakan Erbakan 3 çocuk babasıydı. Vefatından sonra ailesi ve parti kurucu üyeleri arasındaki ihtilaflar Türkiye medyasına yansıdı. Bugün Türkiye’deki iktidar partisi AKP, onun yetiştirdiği isimlerle doludur.

İran İslam Cumhuriyeti her yıl Erbakan’ı anma programı yapıyor.