23 Nisan 2021 Son güncelleme saati 11:16 GMT جمعه 03 اردیبهشت 1400
5 Nisan 2021 15:41
İsmail Bendiderya -Yorum 2021 Nevruz Bayramına Girerken
FHA- Binlerce yıllık bir geçmişe dayanan ve Asya-Avrupa milletlerinin en kadim geleneksel bayramlarından biri olan, Baharın girişini müjdeleyen 21 Mart günü Nevruz’dur, Hicri Şemsi yılının başlangıcı, yani yılbaşıdır.

FHA- Bu bayramı kutlayanlar arasında 60’dan fazla devlet ve millet vardır, bunların başta geleni de Türkler, Kürtler, Farslar, Balkan ve Hint-Çin halklarıdır.

Farsça “Yeni Gün” anlamına gelen ve çeşitli ülke ve milletler arasında “Noruz”, “Navrız”, Mevris”, “Nevasewu”, -Balkanlarda Sultan Nevruz-, Mart dokuzu, -Kırım Türklerinde Navrez- gibi isimlerle binlerce yıllık bir geçmişe sahip olan Nevruz, bugün Çin Türkistan’ından Balkan Avrupa’ sına kadar çok geniş bir coğrafyada kutlanmaktadır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da, her yıl yaptığı gibi, bu yıl da 21 Mart Dünya Nevruz Günü dolayısıyla mesaj yayımlayıp twitter hesabından 5 dilde mesaj paylaşmak suretiyle bu birleştirici-bütünleştirici mayayı güçlendirmiştir.

   ***

OSMANLI VE SELÇUKLU DEVLETLERİNİN RESMİ BAYRAMIDIR

İngilizler, bunu “acem” bayramı olarak lanse edip farklı ülkelerdeki Türkleri birbirinden koparmayı planlamış, “acem” kelimesiyle , komşumuz ve kardeşimiz İran’ı bizim aşağılamamızı ( böylece onların da bize karşılık verip bizi aşağılamasını) planlamış ve onların diğer milletlerle olan güçlü bağlarını kesmek istemiştir ve hâlâ bunu sürdürmekte, her yerde bu oltaya düşen beyinsiz balıklar bulabilmektedir.

   ***

BİRLEŞTİRİCİ UNSUR

İranlılar ve Türklerin İslam öncesinden beri baharın ilk günü olan Nevruz'u “Bahar Bayramı” olarak kabul edip, o gün geleneksel kutlamalar yaptıkları bilinmektedir. Tarihsel olarak bugünün hangi tarihten itibaren bayram olarak kutlanmaya başlandığına dair kesin bir bilgi yoktur, ama uzantısı 3 bin yılı aşıyor. Bunu Kutadgubilig öncesine bağlayanlar kadar, İran şahı Cemşid’e bağlayanlar da var. Bunların hiçbirinin kaynağı mevcut değil.

Nevruz’un, Türklerin Ergenekon’dan çıkış günü olduğu da birçok bilim adamının onayladığı bir noktadır. İran şahlarından Cemşid’in de o günü Bahar bayramı sayması, bu günün çok yaygın bilindiği ve kutlandığının göstergesidir.

Bazı tarih kaynaklarının, ateş üzerinden atlamaya bakarak, bunun Zerdüşt bayramı olduğunu yazması kadar, aynı ateş üzerinden atlamayı, Ergenekon çıkışının ateşi ve kutlamayı da aynı nedene bağlayan bilim adamları da var.

Sonuç aynı: Nevruz bu topraklara ait olan güçlü bir kültürel miras ve çok kadim bir Bahar Bayramı.

   ***

İSLAM BOYUTU VAR MI?

Nevruz dinî bir bayram değildir.
Bugün bizim de Batıyla birlikte yılbaşı olarak kutladığımız 1 Ocak ve Noel, Hıristiyan dünyasının yılbaşıdır.
Müslüman dünyası, bugün belli bir yılbaşında birleşmemiştir.

Ama yüzyılı esas alarak, bugünden geriye gittiğinizde, Osmanlı, Safevi ,Kazak, Türkmen, Özbek, Kırgız, Gök Azer, Baycan,Selçuklu, Akkoyunlu, Karakoyunlu, Karahanlı, İlhanlı..vb Türk boylarında, İran topraklarında, Kürt aşiretlerinde, Fars şehirlerinde, Macaristan, Bosna, Arnavutluk ve Makedonya’da Nevruz’un asırlardır kutlandığını görürsünüz.Yani diğerlerine göre daha kapsamlı ve birleştirici konumdadır.
Nevruz Bahar bayramıdır. Kimse sırf Türk veya Kürt ya da Fars, Macar veya Arnavut olduğu için değil, Baharın girişi olduğu için Nevruz’u kutlamaktadır.

Dini ve milli değerlerimizi pekiştiren, en azından bu değerlere zarar vermeyen her kutlama ve neşe vesilesinin desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum.

   ***

Peygamberimizin Medine’ye hicreti de yılbaşı sayılmış, bu da Kameri ve Şemsi tarihe göre ayarlanabiliyor ve özel bir kutlamaya tabi değil.
Muharrem ayının girişi ise İslam öncesi Arap yılının başlangıcı sayılır ki, o da, Fil olayından sonra değişti ve Hicaz Arapları, o günde itibaren, Fil gününü, bir yıl dönümü olarak kutladılar ve kayda aldılar. Bir olayın yıldönümü veya tarihini kaydetmek istediklerinde “Fil olayından şu kadar önce” veya “Fil olayından şu kadar sonra” diyerek kaydettiler.

Nevruz ise, bugün din-ırk ayrımı gözetmeden çok geniş bir coğrafyada kutlanıyor.

   ***

Yukarıdakilerden hangisini esas alırsanız alın, önemli olan birleştirici olması, ayrıştırıcı olmamasıdır.
Bugün Nevruz’u veya miladi yılbaşını kutlayanın uyması gereken ölçü, insani değerlere uymak, başkalarının haklarını çiğnemeden kutlama yapmaktır.
Gerisi laf-ı güzaftır.

   ***

Toplumda bazıları malum nedenlerle, bu toplumu hep ayrıştırıp bölmek için algılar yaratırlar.
Bu hal hâlâ devam ediyor.

Farklı toplumlarla iklimlerin adet ve ananelerine göre farklılık arz eden Nevruz, geçen zaman zarfında Acem bayramı, Farsların yeni yılı veya Ergenekon bayramı olarak tasavvur edilmeye başlanmıştır. İşte bu noktada ister istemez, İslam dininin Nevruz ve bugünde yapılan kutlamalara bakış açısı söz konusu olmaktadır.

“İslam çerçevesinden bakarak bugünü bayram kabul etmek doğru mudur?” sorusuna verilecek cevap “Nevruz’un dini değil, milli ve geleneksel bir bayram olduğu” dur.

Gelenekler, İslam esaslarına aykırı düşmedikçe uygulanmalarında şer’i sorun yoktur.
 
“Nevruz hakkında söylenen olumlu veya olumsuz şeyler” de ancak uygulamadaki etkileriyle değerlendirilir.

   ***

Gelelim “Ali Bayramı” na…
Bazı yıllarda Nevruz’un Gadir-i Hum’un yıldönümüne denk gelmesi, bu algıyı oluşturmuş olabilir.
İmam Ali’den bununla ilgili mütevatir nakil yoktur.
Esasen İmam Ali’nin bayram anlayışı bizlerden çok farklıdır:
Hz Ali "Allah'a isyan edilmeyen her gün bayramdır" diyor…
Bu kadarı yeterli değil mi?
İran’ın Nevruz’a milli anlamda sahip çıkması, bazı Alevilerin “Ali Bayramı “ demesi, Nevruz’un kapsayıcılığını bozmaz, bilakis, pekiştirir.
Bugün Mevlana’yı da paylaşamıyoruz..Yunan bile “benim” dir demeye başladı..
Neden?

Sevildiği ve birleştirdiği için tabi!

O halde, sevilen ve birleştiren her “olumlu” şey, olumluluğunu koruduğu sürece iyidir.
Bizi birleştiren bir şeyi türlü isimlerle karalamak ise, öteden beri İngiliz’in işi olmuştur, onun oyununa gelerek birliğimizi ve dirliğimizi küçültmeyelim, büyütelim.
Akıl bunu gerektirir.

   ***

Bir de dindar camianın dikkatini çekeceğini düşündüğüm birkaç nokta:
Bu yılın Nevruz’unda ilginç Cuma tevafukları var.
Hicri-Şemsi eski yıl Cuma günü bitti.
Şaban ayının ortası, yani Ehlibeyt’in 12. İmamı’nın doğum gününe denk gelen Berat Kandili gecesi de Cuma akşamına denk geliyor.
Hem de 2 defa!
Bu Hicri-Şemsi yılın Ramazan’ın son günü de büyük ihtimalle Cuma’ya denk gelecek.
İmam Ali’nin şehadeti ve Kadir gecelerinden biri de Cuma ve Cuma akşamı.
İmam Cafer Sadık’ın şehadeti
Hz Resul-ü Ekrem efendimizin ve İmam Ali’nin doğum günü Cuma’ya denk geliyor
Bu Hicri-Şemsi’nin tam olarak 1400. Yılı…
“14” le başlaması ve sıfırlamaların ondan sonra gelmesi; birçoğuna göre büyük bir bereket ve hayırlı gelişmelerin habercisi…

   ***

Benim için en önemli olanı ise, hep birlikte sevinip, birlikte üzülmemizdir.
Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için diyebilmemizdir.
Dinin de, aklın da, milletin de arzusu budur.

   ***

Kadim bir Türk koşmasıyla bitirelim:

“Nevruz der ki ben nazlıyım
Sarp kayalarda gizliyim
Mavi donlu gök gönlüyüm
Benden âlâ çiçek var mı hey!

Sümbül der ki boyum uzun
Yapraklarım dizim dizim
Beni ak gerdana dizin
Benden âlâ çiçek var mı çiçek var mı!
Hey!

   ***

Her gününüz yepyeni bir gün, yani “Nevruz” olsun efendim.
Esen kalın.